Muhammed Ali Nazlı : "Benim yatırımcılara tavsiyem ilerlemek ve kazanmak için kredi kullanmaları yönünde." 
 
Küçüklüğünden beri yaptığı işi hayallerindeki yere getirmek için Halkbank’tan iki kez esnaf kredisi kullanan Muhammed Ali Nazlı, Mecidiyeköy’deki kuaför dükkânını bir şubeyle genişletmiş. Şimdiki hedefi ise yeni şubelerle daha da büyümek. 
  
Neden bu sektörü seçtiniz ve kaç yıldır bu işi yapıyorsunuz?

Hep bu işi yapıyordum ben. Ortaokulu bitirdikten sonra 15 yaşındayken eniştemin yanında kuaförlüğe başladım. Yirmi yıldır kuaförüm. Nedenine gelince, dediğim gibi eniştemin Nişantaşı’nda kuaförü vardı, ben de bir meslek öğrenmek için başladım yanında. Önceleri hafta sonlarında gidiyordum, öyle başladı. Sonra baktım güzel, zevkli, eğlenceli bir meslek devam etmeye karar verdim. Ortaokulu bitirince direkt orada çalışmaya başladım, şimdiye kadar geldim.
 
Kendi işinizi ne zaman kurdunuz?
 
On iki yıl önce. 2001 yılından beri buradayım, şimdi yeni bir şube açtım. Yavaş yavaş geliştiriyorum, zamanla tuğla tuğla üstüne koyacağız bakalım.
 
Başlangıçta sermayeniz var mıydı yoksa kredi ile mi açtınız dükkânınızı?
 
Ufak bir sermayem vardı ama yine de bankalardan destek aldım. Daha önce de kredi kullanmıştım. Halkbank’tan kredi almamsa bir arkadaşımın sayesinde oldu. Bir berber arkadaşım Beşiktaş Esnaf Kefalet’te başkan. Ben de o zaman işte şube açmak için kaynak arıyorum. Onunla konuşurken bana Halkbank’ın esnaflara özel, düşük faizli kredisinden bahsetti. Ödemeleri üç aylık, faizleri çok düşük. Ben de o güne kadar pek araştırmamıştım doğrusu. Gittim baktım, bayağı mantıklı geldi bana. Diğer bankalara göre çok farklıydı. 50 bin liralık kredi kullandım. Hatta onu ödedim bitti, yeni bir yatırım yapmaya kalkışınca ikinci kredimi de yine
Halkbank’tan aldım.  Halkbank’ın devamlı kredi müşterisiyim.
 
Müşteri kitleniz kimlerden oluşuyor?
 
Burası kuaför olduğu için çok çeşitli kesimlerden müşterilerimiz oluyor. Hem kadın hem erkek bölümümüz var. Erkek bölümünün başında kardeşim duruyor. Burası İstanbul’un göbeği olduğu için biraz kozmopolit. Civarda oturanlar da geliyor, işyeri çevresi olduğu için çalışanlar da… Oteller çok olduğu için yerli yabancı turistlerden de müşterilerimiz oluyor. Sabah yedide açıyoruz gece ona kadar açık kaldığımız oluyor. Devamlı bir hareket var bu semtte.
 
Sizin sektörünüz rekabetçi bir sektör sınırım. Bu sizi zorluyor mu?
 
Zorluyor tabii. Kuaförlük hızlı gelişen bir sektör. Eskiden her binanın altında neredeyse bir bakkal dükkânı olurdu, şimdi kuaför dükkânı var. Pasta gitgide bölünüyor. Bu arada altyapısı olmadan bu işe giren, dışarıdan yapan da çok var. Ama tabii bizim bir altyapımız olduğu, çekirdekten geldiğimiz için her zaman yerimizi koruyoruz. Bizim işimiz devamlı yenilik isteyen bir iş. Her yeniliği takip edeceksiniz, seminerlere, konferanslara katılmak, kendinizi yenilemek zorundasınız. Çünkü bu öyle bir sektör ki sizi itiyor. Müşteri geldiğinde “Bu senenin moda rengine, hangi kesim revaçta” diye soruyor.
 
Bu rekabetin yarattığı olumsuz koşulların üstesinden gelebilmek için reklam-promosyon-kampanya gibi uygulamalar yapıyor musunuz?
Tabii. Biz belli firmalarla çalıştığımız için zaten onların bu tür uygulamaları oluyor ve bu bize de yansıyor haliyle. Her ay belli ürünlerde, boyada veya bakımda kampanyalar yapıyoruz. Dergilere reklam veriyoruz.
 
Genelde müşteri mi sizi bulur yoksa siz mi müşterilerinize ulaşıyorsunuz?
 
Eskiden onlar bizi bulurdu ama artık bizim de müşterilere ulaşmamız gerekiyor. Sanki yüzde elli-elli gibi ağırlığı. Müşteriyi çekebilmek için bir çaba sarfetmemiz gerekiyor tabii. İçeri ne kadar çok müşteri sokarsak o kadar fazla ciro yaparız diye düşünüyoruz. Tabelalarımızı her yere asıyoruz, reklam veriyoruz müşteri çekebilmek için. Eskiden kuaförlerin reklam vermesi söz konusu muydu ama şimdi tam tersi. Aslında bu bütün sektörlerde böyle. Artık insanlar araştırıyor, buluyor. Giriyor internete her istediğini, fiyatını, hizmeti görüyor ona göre alıyor.
 
Banka ile ilişkiniz kullandığınız kredi ile sınırlı mı yoksa başka hizmetlerden de faydalanıyor musunuz?
Kredi kullandığım için POS makinası da alıyorum. Hem de ödemelerimi otomatik ödemeye bağlıyorum. Öteki türlü hep takip etmek zorunda kalıyordum çünkü, böylesi büyük rahatlık getiriyor. Zaten hesapta belli bir birikim oluyor, kafam rahat.
 
Kooperatife üye misiniz, size ne gibi getirileri oluyor bu üyeliğin?
 
Üyeyim. Aynı zamanda bizim kendi meslek odamıza da üyeyim. Öyle bir oluşumda yer aldığınız zaman çevre ediniyorsunuz, insanların size bakış açısı değişiyor. Konum olarak güzel bir ortam, çevre açısından, insanlarla tanışma açısından faydalı buluyorum.
 
İşlerinizi günün birinde çocuklarınıza devretmeyi arzu eder misiniz?
 
İki kızım var benim, birisi yedi diğeri on iki yaşında. İlerde ne olur bilemiyorum ama bu mesleği yapacaklarını zannetmiyorum.  Çünkü zor meslek bizimki, mesaisi çok uzun. hafta sonu yok, resmi tatil yok. Hizmet sektöründe olunca haftanın yedi günü çalışmak zorundasınız. Ben okumadığım için, ortaokuldan sonra hemen bu işe başladığım için bunu devam ettiriyoruz. Ama şimdiki gençlere bakıyorum da liseyi bitirdikten sonra kuaföre gelip de burada uzun saatler çalışmayı kimse istemiyor. Onlara cazip gelmiyor ki. Ben çırak bulmakta bile zorlanıyorum. Üniversite okumuş olanlar da bin lira gibi bir maaşı beğenmiyor.
Büyümeyi, işlerinizi daha da genişletmeyi hedefliyor musunuz?
 
Elbette, isterim bunu. Yıllardır bu sektördeyim, altyapımız var, belli bir müşteri portföyümüz oluştu. Bundan sonra yanımızda çalışan ekipleri belli bölgelere dağıtmayı planlıyorum çünkü onlar da işi öğrenip belli bir seviyeye gelince kendi işlerini kurup başına geçmek istiyorlar. Onlarla ortak iş yapabiliriz mesela. Ben bir arkadaşımı şubenin başına geçirdim böylece ona da bir iş imkânı sağlamış oldum. Büyümeyi hedefliyorum çünkü büyümezseniz geri gidersiniz. Hedefim markalaşmak.
 
Kredi kullanmayı düşünenlere neler söylemek istersiniz?
 
Etrafınızdan, ailenizden borç istediğinizde herkesin aklından “Acaba paramı geri ödeyebilir mi” diye geçiyor. Oysa banka kredisi şimdi o kadar rahat ki. Gidiyorsunuz eviniz gibi sizi ağırlıyorlar. Çayınızı, kahvenizi içerken koşulları konuşuyorsunuz. İstediğiniz şartlarda kredi kullanabiliyorsunuz. Eskiden böyle değildi, galiba insanların o zamanlardan kalma korkuları var. O zamanlar faizler çok yüksekti, geri ödeme şartlara ağırdı. Ama şimdi ister 50 ayda geri ödeyin, ister 100 ayda. İstediğiniz vadede kredi çekebiliyorsunuz, her şey çok daha elverişli. Benim tavsiyem ilerlemek ve kazanmak için kredi kullanmaları yönünde."