“Halkbank kendi bankam gibi”

24 yıldır erkek kuaförlüğü yapan Sezai Kara tam bir girişimci ruhu taşıyor. İlk dükkanını açtığında 15 yaşında olan Kara, ev almak için kullandığı ilk krediden bu yana Halkbank’la çalışıyor.

Ne kadar zamandır bu işi yapıyorsunuz ve ne zamandır bu dükkandasınız?
24 yıldır bu işi yapıyorum ve 16 senedir de bu dükkanı işletiyorum. Ben bu işe 11 yaşında başladım ve 15 yaşımdayken kendi dükkanımı açtım. Daha doğrusu, yaşım küçük olduğundan açamadım da babamın vekaletnamesiyle açabildim. Ben tabandan geliyorum diyebiliriz buna.
 
Berber olmayı neden bu kadar çok istediniz?

Biz o zamanlar köydeydik, burada da amcamın çocukları vardı, kuaförlüğe başlamışlardı. Onlar köye geldiklerinde bakıyordum, elleri yüzleri temiz, saçları düzgün… Bizde tabii saçlar üç numara… Belki beni biraz da onlar etkiledi. İlkokulu bitirince geldim Ankara’ya ve mesleğe başladım.

Peki bu dükkanın hikayesi nasıl başladı?

Önce çırak olarak başladım tabii herkes gibi. İşi öğrendikten birkaç yıl sonra da kendi dükkanımı açtım. Burası bir başkasına devredilmişti ama alan kişi işten anlamıyordu. Ben de çok girişimci bir gençtim, burayı çeker çeviririm düşüncesiyle hemen işe koyuldum ve sonra da benim oldu.
  
Maddi desteği nereden buldunuz?

Ben ustamdan devraldığım için dükkanı taksitlendirdik. 2004 yılında ise Esnaf Kredi Kooperatifi’ni kurdum. Orada denetim kurulunda ve yönetim kurulunda görev yaptım. Şu anda da bir Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifi’nin başkan vekiliyim.
Girişimcilik sizin ruhunuzda var galiba…Evet sanırım. Siyasi bir partide il başkan yardımcılığı görevi de yaptım

Peki bu arada kredi kullandınız mı?

Ben bir kez değil çok kereler Halkbank’tan kredi kullandım. Biri biterken diğeri başlar. Bütün akrabalarıma da oradan kredi kullandırdım. Müşterilerim arasında Halkbank’ta çalışan müdürler vardı. Krediye ihtiyaç duyduğumda doğrudan onlarla muhatap oluyordum. İlk olarak ev kredisi kullandım sonra da bir dükkan aldım, hep Halkbank ile çalıştım.

Halkbank hayatınızın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş sanırım…


Halkbank, kendi bankam gibi. Kendi işimmiş gibi düşünüyorum orayı. Gerçekten söylüyorum bunu. Başka bankalarda çalışan müşterilerim de var ama bankamın bendeki yeri farklı. Kendi işyerinde insan rahat davranır ya Halkbank’a gittiğimde aynı rahatlığı hissediyorum. En alttan en üste herkesi tanıdım; bölge müdürlerinden şube müdürlerine, bankada çalışan personelden çaycısına varana kadar hepsini tanıdım zaman içinde.

İlk olarak nasıl tanıştınız Halkbank ile?

İlk önce Bankanın personeli yönlendirdi beni. O güne kadar hiç kredi kullanmamışım, ne olduğunu bile bilmiyorum. Gözümüzü ilk Halkbank ile açtık. Öyle de olunca şu anda Halkbank evimizmiş gibi devam ediyoruz.
 
Belirli bir müşteri profiliniz var mı?

Evet, var. Siyasetçiler, futbolcular, ünlü kişiler var müşterilerim arasında. Fenerbahçe’nin teknik direktörü Ersun Yanal, Ümit Karan, Hakan Şükür, Şahan Gökbakar…

Peki, bu kişilerle tanışıklığınız nereden, saydığınız isimlerin çoğu İstanbul’da yaşıyor…

Evet, ama benim yarışmalardaki birinciliklerim ve aldığım ödüller dolayısıyla otomatik olarak yayılan bir reklamım oluyor. Biz burada iyi hizmet veriyoruz, bu kişiler de o hizmet için geliyorlar.

Başka şubeniz var mı?

Bir tane daha var. Oranın mülkiyetini de krediyle aldım.

Sektörde rekabet var mı?

Rekabet olmayan yerde başarı olmaz. Bu yüzden ben kendi kendimle bile rekabet halindeyim. Rekabet güzel şey ve bu sadece esnaf, berber için geçerli değil. Her sektörde rekabet var.
 
Bu rekabet sizi zorluyor mu peki?

Tabii ki zorluyor. Çünkü biliyorsunuz ki piyasada artık her şey para oldu. Eğer dükkanınızın dekorasyonunu güzel yaptıramazsanız yolda kalmış oluyorsunuz mesela. Onun için paraya, krediye ihtiyaç var. Bu şekilde belli bir düzeyde de olsa yarış edebiliyorsunuz rakiplerinizle.
 
Bankaların başka ne gibi hizmetlerinden yararlanıyorsunuz?

Sadece kredi değil tabii ki. Bankada sigortanızı yatırabiliyorsunuz, ödemelerinizi yapabiliyorsunuz, dükkanda POS makinası kullanabiliyorsunuz.

Büyümeyi hedefliyor musunuz?

Kesinlikle. Şube açmayı da istiyorum, daha büyük, vizyonu geniş, daha geniş bir müşteri kitlesine hitap eden bir salon açmayı planlıyorum.
 
İşinizi çocuklarınıza devretmeyi ister misiniz?

İsterim gerçekten. Ben mesleğimi çok sevdiğim için çocuklarımın da bu işi yapmalarını isterim. Bir kızım ve bir oğlum var ama daha çok küçükler, henüz işin bilincinde değiller ama büyüdüklerinde işimi devam ettirmelerini gerçekten çok isterim.