58 YILLIK LEZZET MEKANI
 
Gurmeler tarafından Türkiye’nin en iyi pidecileri arasında gösterilen Fatih Karadeniz Pidecisi, açıldığı tarihten bugüne aynı yerde hizmet veriyor. 1957’de İstanbul Fatih’te kurulan şirket, standart kalitesini koruyarak bugünlere gelmeyi başardı.
 
Röportaj: Ersan Çıplak
 
Fatih Karadeniz Pidecisi’nin ürünlerinin tamamı yöresel. Pide yapımında kullandıkları malzemelerin büyük bir kısmı Doğu Karadeniz Bölgesi’nden temin ediliyor. Restoranda kıymalı, Trabzon peynirli, yağlı yumurtalı, kuşbaşılı, yuvarlak kavurmalı, ıspanaklı ve kapalı kavurmalı pide çeşitleri var. Pideler, 56 yıllık tarihi odun fırınında pişiyor. Lezzet sırrı olarak kabul edilen tarihi fırın, periyodik bakımlar yapılarak dış etkenlere karşı korunuyor.
 
Fatih Karadeniz Pidecisi’nin yönetiminde şu anda Mehmet Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı bulunuyor. Mustafa Yazıcı ile Fatih Karadeniz Pidecisi’nin kuruluşundan günümüze kadar geçen dönemini ve yeni büyüme planlarını konuştuk. İşte ayrıntılar…
 
Fatih Karadeniz Pidecisi’nin kuruluş ve tarihçesi hakkında bilgi verir misiniz?
 
Mustafa Yazıcı: Fatih Karadeniz Pidecisi, 1957 yılında Fatih’te babam merhum Mehmet Yazıcı tarafından kurulmuş. Mehmet Yazıcı Giresun Tirebolu’dan İstanbul’a geldiğinde bu tarz bir işletmenin olmadığını görüyor. Yanına birkaç usta alarak halen faaliyet gösterdiğimiz bu restoranı açıyor. En önemli özelliğimiz ilk günkü lezzetimizi koruyor olmamız. Şu an işletmeciliğini ikinci kuşaktan ben üstleniyorum. 58 yıldır aynı mekanda hizmet veriyoruz. Sadece dekorasyonumuzu yeniledik. Fatih Karadeniz Pidecisi olarak yarım asırlık tecrübemizle misafirlerimizi ağırlamaya devam ediyoruz.
 
Önümüzdeki dönemde yeni şube açma planlarınız var mı?
 
Mustafa Yazıcı: Aslında ilk kez şube sayısını artırma kararı aldık. İlk etapta İstanbul Anadolu Yakası Bağdat Caddesi, Etiler ve Levent’te olmak üzere üç şube açmayı planlıyoruz. Bu şubeler şirketimiz tarafından işletilecek. Aslında bu yeni süreç biçim için franchise altyapısını da hazırlayacağımız dönem olacak. Franchise altyapısını tamamlayınca franchising sistemiyle şube sayımızı artıracağız.
 
Müşteri profilinizi tarif eder misiniz?
 
Mustafa Yazıcı: Fatih Karadeniz Pidecisi, sabah 10.00-10.30 arasında müşterilerini ağırlamaya başlıyor. Hafta için Fatih ve çevre semtlerden gelen müşterileriler ağırlıklı iken, hafta sonları rezervasyon yaptırmadan gidilmemesi tavsiye ediliyor. Zira yer bulmak mümkün olmuyor. İnternet tanıtımları ve sosyal medya sayesinde yabancılara da ulaştık. Dünyanın dört bir tarafından gelen turistler restoranımızı ziyaret ediyorlar.
 
Bu alanda nasıl fark yarattığınızı düşünüyorsunuz?
 
Mustafa Yazıcı: Pidecilik geleneğini nesilden nesile aktararak, aynı mekanda hizmet veren ender işletmelerden biriyiz. Elbette bunda özel çabalarımızın etkisi çok fazla. Örneğin farklı mayalama tekniği, özel etler ve malzemeler ile fark yaratıyoruz. Yöresel malzemeleri pidesiyle buluşturan Fatih Karadeniz Pidecisi; kıymalı, Trabzon peynirli, yağlı yumurtalı pide, kuşbaşılı, yuvarlak kavurmalı, ıspanaklı ve kapalı kavurmalı pide çeşitleri ile farklı bir lezzet sunuyor. Pideler, 58 yıllık tarihi odun fırınında pişiyor. Pidenin lezzet sırrı olarak kabul edilen tarihi fırın, periyodik bakımlar yapılarak dış etkenlere karşı korunuyor.
 
Müşterilerinize sunduğunuz pide çeşitlerini artırıyor musunuz?
 
Mustafa Yazıcı: İstanbul’un ilk pide restoranlarından biri olan Fatih Karadeniz Pidecisi, ilk 46 yıl sadece peynirli ve kıymalı pideleriyle misafirlerini ağırlıyordu. Son 10 yıldır ise yeni pide çeşitlerini menüsüne ekledi. Fatih Karadeniz Pidecisi; kıymalı, peynirli, yumurtalı, kavurmalı pidelerinin yanı sıra son dönemde ıspanaklı ve kuşbaşılı pideyi de misafirlerinin beğenisine sunuyor. Ispanakla peynir kremasının mükemmel uyumuyla ortaya çıkan ıspanaklı pidelerimiz çok ilgi görüyor. Yüzde yüz doğal, yerli besi hayvanlarından elde edilen, ince doğranmış tranç etinden kuşbaşılı pide yapıyoruz. Bu da çok ilgi görüyor.
 
Pide yapımında kullandığınız malzemeleri özel olarak tedarik ettiğinizi söylüyorsunuz. Bunları nerelerden temin ediyorsunuz?
 
Mustafa Yazıcı: Pidelerde kullanılan tüm malzemeler yöresel olmasıyla dikkat çekiyor. Tereyağı Vakfıkebir'den, kavurma Rize'den, yumurtalar Afyonkarahisar’dan, etler Balıkesir yöresinden geliyor. Birinci sınıf baklavalık un, Trabzon’dan gelen Vakfıkebir yağı ve bir ay salamura edilen Trabzon imansız peyniri ile hazırlanan pideler meşe-kayın odunu yakılarak taş fırında pişiriliyor. Altı oldukça kıtır olan pide, yanında Vakfıkebir yağı ile servis ediliyor. Peynirli pidenin ortasına kırılan yumurta ise pide severlerin çok ilgisini çekiyor. Özetle Karadeniz'in çıtır çıtır, taş fırında pişen pidelerinden yemek için Karadeniz’e kadar gitmeye gerek yok.
 
Restoranda pide dışında başka lezzetler var mı?
 
Mustafa Yazıcı: Hamsiköy Fırın Sütlacı çok ilgi çeken bir lezzetimiz. Adını Maçka'nın en yüksek rakımlı köyünden alan Hamsiköy Fırın Sütlacı, tarifi zor bir lezzet. Tamamen doğal ürünlerle hazırlanan ve yapımında hiçbir katkı maddesi bulunmayan Hamsiköy Fırın Sütlacı, Çatalca’nın Muratbey Köyü’nden günlük sağılmış sütlerin yaklaşık dört saat kaynatılarak toprak çömlekler içinde fırına verilmesiyle hazırlanıyor ve Karadeniz fındığı ile servis ediliyor. Ayrıca Karadeniz’de, pide ve çay ile kahvaltı keyfi bir alışkanlıktır. Karadeniz’in geleneksel kahvaltısını İstanbul’a taşıyoruz. Karadeniz Pidecisi, Karadeniz kahvaltısı özlemi çeken herkesi kahvaltı keyfi sunuyoruz.