58 YILDIR AYNI MEKANDA
 
İstanbul Beyoğlu Balık Pazarı'nda bulunan Sakarya Tatlıcısı, 1957’de Niyazi Erol tarafından kurulmuş. Şimdi işin başında torunları Ömer ve Cihan Erol bulunuyor. Geleneksel yöntemlerle üretilen tatlıların müdavimleri oldukça fazla…
Röportaj: Ersan Çıplak
 
Sakarya Tatlıcısı, İstanbul Beyoğlu’ndaki Balık Pazarı'nın en meşhur mekanlarından biri. Kurulduğu günden bu yana aynı mağazasında faaliyet gösteriyor. Sakarya tatlıcısı tam 58 yıldır aynı mekanda müşterilerini ağırlıyor. Mağazanın üst katında bulunan kendilerine ait mütevazi imalathanesinde ürettiği ürünler hemen mağazaya indiriliyor. Tazeliği hiç bozulmadan müşterilere servis ediliyor. Bu özellikleriyle dikkat çeken Sakarya Tatlıcısı, üçüncü kuşak tarafından yönetilen nadir işletmelerden biri. Sakarya Tatlıcısı aile içinde uyumlu çalışma sonucu olarak uzun yıllardır üretim ve satış faaliyetlerini kesintisiz bir şekilde sürdürmeyi başarmış. Sakarya Tatlıcısı, Niyazi Erol tarafından 1957 yılında kurulmuş. Niyazi Erol’un oğlu Şakir Erol tarafından 1989 yılına karar yönetilmiş. Şimdi ise işin başında Niyazi Erol’un torunları, Şakir Erol’un oğulları olan Ömer ve Cihan Erol var. Geçen hafta ziyaret ettiğimiz Sakarya Tatlıcısı’nda Ömer Erol ile işletmenin kuruluş aşamasından günümüze kadar yaşadığı süreci, önümüzdeki döneme dair büyüme planlarını konuştuk.
 
Şirket profiliniz, kuruluş ve işinizin gelişim aşamaları hakkında bilgi verir misiniz?
 
Ömer Erol: Sakarya Tatlıcısı’nın temelleri aslında 1950’ye kadar uzanıyor. Dedem Niyazi Erol ilk olarak Çiçek Pasajı’nın girişinde küçük bir muhallebi dükkanı açarak ticari faaliyetlerine başlamış. Yaklaşık yedi yıl burada muhallebi hazırlayıp, aynı dükkanda satışını gerçekleştirmiş. Daha sonra 1957’de şimdi içinde bulunduğumuz bu üç katlı binayı satın alarak 1957’de Sakarya Tatlıcısı’nı kurmuş. O tarihten beri aynı yerdeyiz. Üstteki iki katımızda imalat yapılıyor. Toplam sekiz kişilik bir ekibimiz var. Aylık ciromuz 90-100 bin TL arasında değişiyor.
 
Sakarya Tatlıcısı olarak neler üretiyorsunuz?
 
Ömer Erol: İlk yıllarda sadece sütlü tatlılar üretiyorduk. Ancak daha sonra ürün çeşitlerimiz arttı. Şimdi baklavadan ayva tatlısına, poğaçadan dilberdudağına kadar birçok ürünü kendimiz imal edip müşterilerimizin beğenisine sunuyoruz.
 
Müşterileriniz en çok hangi ürünleri tercih ediyor?
 
Ömer Erol: Ayva tatlımız çok ilgi görüyor. Ayva tatlısını hiçbir katkı maddesi kullanmadan hazırlıyoruz. Büyük ayvaları ikiye bölüp haşlıyoruz. Fırında koyu kırmızı renge bürünene kadar pişiriyoruz. Soğuduktan sonra üzerine kaymak koyarak servis ediyoruz. 
 
Faaliyet gösterdiğiniz pazarda nasıl fark yarattığınızı düşünüyorsunuz?
 
Ömer Erol: Personel ilişkileri konusunda oldukça hassas davranıyoruz. Çalıştığımız kişilere bir çalışan gözüyle değil o işin bir parçası, bir ortağı gibi bakıyoruz. Uyumlu bir ekibimiz var. Zira onlar da aynı şekilde beni bir patron olarak değil onların iş hayatlarını kolaylaştırmak için orada bulunan bir kişi olarak gördüklerini düşünüyorum. Bu sayede onlar yaptıkları işten zevk alıyorlar. Bunun yanı sıra daha verimli çalışıyorlar. Özetle mutlu bir çalışma ortamımız var. İşletmemizin uzun yıllardan bu yana devam eden ve her geçen dönem müşteri sayısını, cirosunu artırmasında tüm özelliklerin katkısı olduğunu düşünüyorum.
 
Girişimcilik başarınızı nasıl özetlersiniz?
 
Ömer Erol: Bana göre günümüzde en değerli kaynak insandır. Doğru insanları bulmak ve onları en verimli şekilde değerlendirmenin son derece önemli olduğuna inanıyorum. Özellikle bizim gibi yaptığı iş el emeğine dayanan işlerde bu konu adeta hayati önem taşıyor. İşte bu nitelikli insan kaynağı ile kendimize özgü formüller birleşince ortaya onlarca yıldır değişmeyen lezzetler çıkıyor. Bunu biz değil sadık müşterilerimiz söylüyor. Örneğin Galatasaray Lisesi mezunlarını yıllar sonra gelir bizi bulurlar. Tercih ettikleri tatlılar için hep aynı şeyi söylerler: Hiç değişmemiş, tıpkı o yıllardaki gibi. İşte bu özelliklerimizi koruyarak büyüme planları yapıyoruz. Bunun için ilk etapta şubeleşme konusunda bir çalışmamız olacak.
 
Şirketinizin bundan sonraki büyüme planları doğrultusunda neler yapmayı planlıyorsunuz?
 
Ömer Erol: Biz firma olarak kuruluşumuzdan bu yana standart kaliteye önem veriyoruz. Geleneksel üretim yöntemlerini korurken kendi alanımızdaki gelişmeleri sürekli takip ediyoruz. Gıda sektöründeki yenilikleri yakından takip etmekten geri durmuyoruz. Bunu hem mevcut işimizi geliştirmek adına hem de yeni projelerimizin altyapısını kurmak adına yapıyoruz.
 
İlk şubenizi nerede açmayı planlıyorsunuz? Şimdiye kadar başka yerlerde şube açma planları yaptınız mı?
 
Ömer Erol: Aslında İstanbul Cağaloğlu’nda ikinci şubemizi açmıştık. Bu şubemizin lokasyonu konusunda doğru bir tercih olmadığını gördük.  Cağaloğlu şubemizi bir yıl faaliyet gösterdikten sonra kapattık. Şimdi bize uygun doğru lokasyonlarda yeni mağazalar açma planlarımız var. Ancak bunun için ilk etapta güçlü bir altyapı kuracağız. Öncelikle daha büyük bir imalathane kuracağız. Diğer yandan yeni açılacak şubelerin bazıları için franchising modelini kullanmayı hedefliyoruz. Bunların hazırlıklarına başlayacağız.
 
Bunun için neler yapıyorsunuz?
 
Ömer Erol: Faaliyet gösterdiğimiz sektördeki eğilimleri takip ediyoruz. Bunun için ekonomi dergilerinden sosyal medyaya, KOBİ’lere yönelik destek sunan kurumlardan gurme yazarlara kadar birçok yayını takip ediyoruz.