Tiyatroculuktan turizme geçti, 30 yaşında uluslararası bir okulun Türkiye başkanı oldu 

Tiyatroculuktan turizme geçip bu alanda da uluslararası bir okulu Türkiye’ye getiren Ali Doğan Çamak, “Süreç zorluydu, birçok bürokratik engel aştık” diyor. Çamak bu zorlu süreçte Samuel Beckett’ın “Hep denedin, hep yenildin? Olsun. Yine dene yine yenil. Daha güzel yenil…” sözünü vizyon edinmiş, 

Türkiye’de hızla büyüyen turizm sektörünün en büyük sorunlarından biri nitelikli personel. 2023’te 50 milyon turisti ağırlamayı hedefleyen Türkiye’de bu hedeflere ulaşmak ve sürdürülebilir kılmak için atılması gereken öncelikli adım ise nitelikli personel sorununu ortadan kaldırmak. Bu hedefle dünyadaki en büyük turizm okullarından biri olan Vatel’i Türkiye’ye getiren Ali Doğan Çamak da aynı okulun mezunlarından. Çamak’la Fransa’da tiyatro eğitimiyle başlayıp turizme yönelen girişimcilik hikayesini konuştuk. 

Ali Doğan Çamak kimdir?

Mersinli bir ailenin çocuğu olarak orada doğdum. Sonra İzmir Saint Joseph Lisesi’ne gittim ve mezun olduktan sonra, altı yılımı Fransa’nın Lyon şehrinde geçirdim. Lyon'da tiyatro eğitimi lisans diplomamı aldıktan sonra, turizmle ilgilenmeye başladım. Bu sırada Lyon'da da okulları olan Vatel’de eğitim alma imkanı buldum. Sonrasında stajlarım için ABD’yi tercih ettim. Stajlarım bittiğinde, Fransa’ya dönünce Paris’te hemen iş buldum, özellikle VIP kişilerin seyahat organizasyonlarıyla ilgileniyordum. Bu yaklaşık 1 yıl kadar sürdü. Sonra Türkiye'ye döndüm ve burada da sektörde üst düzey pozisyonlarda çalışmaya başladım. 

Tiyatro oyunculuğu ve turizm… Birbirinden bu kadar uzak iki alan arasında geçişiniz nasıl oldu? 

Son derece kolay oldu diyebilirim. Zaten tiyatro okurken bir taraftan restoranlarda cep harçlığı kazanmak için çalışıyordum. Dolayısıyla, işi daha profesyonel bir boyuta taşıdım adeta. Otellerde ve restoranlarda çalışmak tiyatro oynamaktan çok farklı değil. Duruşunuz, tabak ve bardak tutuşunuz veya insanlara gülümsemenizle ön plandasınız. Ayrıca otelde de otelin üniformasını giyerek adeta bir kostümle seyirci (yani müşteri) önüne çıkıyorsunuz. Tiyatro eğitimi, benim profesyonel hayatımda çok işe yaradı, hala da yaramaya devam ediyor. Topluluk önünde konuşmak, sunumlar yapmak, proje tanıtmak gibi konularda son derece rahat hareket edebiliyorum. 

Vatel okullarını Türkiye'de açma fikri nasıl doğdu? 

2009’da İstanbul’a yerleştim. Burada birçok uluslararası marka otelde farklı yöneticilik pozisyonlarında görev aldım. Hatta, son olarak küçük bir lüks segment otelde genel müdür olarak çalışıyordum. Çalıştığım kurumlarda yaptığım işlerden dolayı hep takdir edildim ve hatta uluslararası ödüller de kazandım. Bu yıllar boyunca, Türkiye’de kalifiye turizm elemanı ve yöneticisi yetiştirmek amacıyla eğitim veren uluslararası standartta bir okulun bulunmadığını tespit ettim ve böylelikle bana otelciliği öğreten Fransız Vatel’i İstanbul’a açmaya karar verdim. Vatel 2000’li yıllardan beri Türkiye’ye ilgi gösteren bir okulmuş. Daha önce 2006’da açılış yapmak için çok sefer uğraşmışlar, ancak o dönemin bürokratik engellerini aşamadıkları için, bundan vazgeçmişler. Biz 2010 yılından beri Lyon’da bulunan genel merkezle yazışmalara başladık ve sonunda İstanbul’a gelmeye onları ikna edebildik. Çok yakında gelişerek,  Türkiye’nin farklı şehirlerinde de okul açarak yer alabileceğimizi umuyorum.

 

Projenin gelişim süresinde ne gibi zorluklarla karşılaştınız?  Proje için gerekli olan finansmanı nasıl sağladınız? Hiç kredi kullandınız mı?

Kredi kullanamadım. Hedeflerimiz çok büyük, Vatel olarak dünyada 25 okulla turizm otelcilik eğitiminde dünya lideriyiz, ailemden ve sağdan soldan borç aldığım paralarla okulumu kurdum. Önceleri ortaklarım da vardı. Ancak bazı konularda fikir ayrılıklarımız oldu ve ben şirkette tek hissedar ve başkan olarak yoluma devam etmeyi seçtim. İşletme sermayesi desteği almak için ya da melek yatırımcıların tekliflerine açığım. 

Şu anda ne kadarlık bir ciroya ulaştınız? Öğrenci sayınız ve istihdam ettiğiniz kişi sayısı kaç?

Şu anda Ekim ve Kasım’da 2 ayda aldığımız 10 öğrenciyle hızlı ama küçük bir başlangıç yaptık. Ülkemizdeki bazı turizm fakültelerinde bile bundan daha az öğrenci olabildiğini düşünürsek hiç de moralimizi bozan bir rakam değil. Seneye hedefimiz en az 40 öğrenciye ulaşmak. Sonraki senelerde her sene 100 öğrenci. Yıllık ciro hedefimiz 2015’den itibaren, her sene 500 bin euro. Şu andaki yıllık başlangıç ciromuz, 6 ayda 80 bin euro. Hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı yapıyoruz. Otel ve turizm şirketlerine ve yöneticilerine profesyonel eğitimler de vermeye başladık. 

Hedefleriniz ve girişimcilere önerileriniz neler?

Ben 28 yaşımda girişimci oldum. 29 yaşımda şirket kurdum, ortaklarımdan ayrıldım ve 30 yaşımda tek başıma uluslararası bir markayı Türkiye’ye getirdim. Kredi veya arkamda büyük maddi destekler almadan başardım bunları. Kendinize inanırsanız, yaptığınız işe inanırsanız mutlaka başarılı olursunuz. En ufak bir şüphe bile duymadan başarıya odaklanıp, gözlerinizi kapattığınızda 20-30 sene sonraya ait hayallerinizle kendinizi motive etmelisiniz. En ufak bir kararsızlık yaşamamalısınız. Yenilmekten korkmamalısınız. Ne diyor Samuel Beckett: “Hep denedin, hep yenildin? Olsun. Yine dene yine yenil. Daha güzel yenil…”

Röportaj: Betül Alakent