Kariyerlerini bırakıp girişimciliğe soyunan üç arkadaştan bir başarı hikayesi: hotelrunner

80 bin dolar sermaye ile başladılar, iki sene içinde 2 milyon dolardan fazla destek alacak konuma geldiler. Turizm sektörüne online platform geliştirdiler, yabancı tur operatörü tekelini kırdılar, şimdi 2000’den fazla müşteriye hizmet veriyorlar. Arden Agopyan, Ali Beklen ve Tolga Yalçınkaya elele verip kurdukları online sistem sayesinde 2013’te Türkiye’ye tek başlarına 1.5 milyon turist getirmeyi başardılar. 

2011 yılının son çeyreğinde Arden Agopyan, Ali Beklen ve Tolga Yalçınkaya tarafından hayata geçirilen HotelRunner, turizm sektöründe bir yeniliğe imza attı. Turizm acenteleri ve otelleri aynı platformda buluşturarak, acentelerin tesisleri internetten satabilecekleri teknolojik altyapı ve entegrasyonu geliştiren üç girişimci, kendi turistini kendin getir dönemini de başlattı. Türkiye’deki tur satışlarının yüzde 70’ine hakim olan yabancı tur operatörlerinin tekelini kıran online pazarlama sistemiyle otellerin karlılığı da yedi kat artıyor. Bu sistemle 2013’te Türkiye’ye yaklaşık 1.5 milyon turist getiren üç genç girişimciyle girişimcilik hikayelerini konuştuk. 

Kendinizi biraz tanıtır mısınız? 

Arden Agopyan: CloudArena’yı kurmadan önce IBM’in Orta ve Doğu Avrupa, Rusya, Orta Doğu ve Afrika bölgelerinde bulut bilişim yazılımlarının teknik satış ve pazar oluşturma faaliyetlerini yönetmekteydim. Aynı zamanda uluslararası takım yönetimi, iş yönetimi, stratejik pazarlama ve finansal yönetim konularında da deneyimliyim.

Ali Beklen: CloudArena’yı kurmadan önce eğitim, konaklama, bankacılık, havacılık ve telekomünikasyon endüstrilerinde, yerel ve uluslararası projelerin geliştirme, tasarım, yönetim ve iş modellerinin belirlenmesinde, IBM’in de içinde bulunduğu çeşitli firmalarda 13 yıldan fazla tecrübeye sahibim. 

Tolga Yalçınkaya: Amerika'daki 20 yıla yakın kariyerimde girişimciler, teknoloji ekipleri ve iş geliştirme yöneticileriyle çalıştım. Birçok girişimde kurucu ortak, CEO, CTO gibi çeşitli roller üstlendim. Girişimciliği bir yaşam tarzı olarak benimsemekle birlikte, orta ve büyük ölçekli uluslararası şirketlerde iş geliştirme yöneticiliği, stratejik danışmanlık ve yönetim kurulu üyeliği gibi çeşitli görevlerde de bulundum.

Hotelrunner projesi nasıl doğdu?

Hepimiz Türkiye ve dünyada Turizm sektörü dahil olmak üzere birçok endüstriye farklı projeler gerçekleştiriyorduk. Bu projeler için çok fazla seyahat ediyor, farklı tesislerde konaklıyorduk. Fark ettik ki 0-3 yıldız arası tesisler çok ihmal edilmiş. Acentelerin ise kargoyla iletişim kuran bir yapıda olduklarını gördük. Biz, bu sorunu çözmek istedik. Türkiye pazarında 27 bin civarında konaklama hizmeti veren kayıtlı tesis var. Hem konaklama tesislerine, hem de acentelere hizmet vermek üzere geliştirdiğimiz HotelRunner ürünümüzü kolay kullanılabilir ve basit bir platform olarak hazırladık. 

 

Bu modelle ne gibi faydalar sağlıyorsunuz? 
Biz, müşterilerimizin dijital ortamda var olabilmeleri için her türlü ihtiyaçlarını karşılıyoruz ve müşteri bulmalarını kolaylaştırıyoruz. Konaklama tesislerinin odalarını satabilmeleri için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Platformumuzu bu satış ve pazarlama ihtiyacına göre konumlandırdık. Acenteler doğru otelleri bulup satmak istiyor. Biz bunları, elektronik ortamda, HotelRunner isimli online yazılımımızla bir araya getiriyoruz.  Son kullanıcı, müşterilerimizin HotelRunner ile yarattıkları kendi satış kanalları (web sitesi, mobil site, Facebook sayfası vb.) üzerinden istediği konaklama tesisine ulaşabiliyor. HotelRunner ile özellikle küçük oteller için önemli bir fayda yarattık çünkü normal şartlar altında bu tarz sistemleri kurmaları için ciddi paralar harcıyorlar. Diğer taraftan, offline bir endüstriyi online platforma taşıyoruz. Otelleri ve içinde yatak olan her türlü konaklama tesisini kolay ulaşılabilir hale getiriyoruz. Ayrıca bu servisleri organize etmekle kalmıyor, onların dijital yönetimini de yapıyoruz. 

Projenin gelişim süreci nasıldı? 

Türkiye’den dünyaya teknoloji ihraç eden bir firma olmak amacıyla çıktığımız yolda birçok zorlukla karşılaştık. Hukuki süreçlerden tutun da ticari sözleşmelere kadar yeni bir model kurguladığımız için birçok değişikliğe ön ayak olduk. Finansman ve yatırım güçlüğünü girişim sermayesi ve devlet destekleri alarak aştık. Yetenekli ve nitelikli eleman bulma sıkıntımızı yarışmalar düzenleyerek ve üniversitelerde dersler verip stajyer öğrencilere yatırım yaparak çözdük.

Proje için gerekli olan finansmanı nasıl sağladınız? Hiç kredi kullandınız mı?


Şirketimizi Eylül 2011’de, 80 bin USD civarında öz sermayeyle kurduk. KOSGEB’in Ar-Ge hibe programından 180 bin TL’ye yakın başlangıç desteği aldık. Biz, üç arkadaş olarak iyi pozisyonlarda çalıştığımız tam zamanlı işlerimizi bırakıp girişimci olduk. Aldığımız maaşlar ve kendi cebimizden koyduklarımızı da hesaba katacak olursak başlarken bu rakamların birkaç katını harcamışızdır. Şirketi kurduktan sonra 1.5 yıl içerisinde Aslanoba Capital ve 212 Capital Partners’dan toplam 2 milyon dolar yatırım, 2 TUBITAK 1507 Ar-Ge projesi, KOSGEB Genel Destek ve Endüstriyel Uygulama programları olmak üzere 4 hibe desteğine daha hak kazandık.

Peki şimdi kurduğunuz model oturdu mu? Kaç kişiye hizmet veriyorsunuz? Kaç kişilik bir ekibe ulaştınız? 

Şu an 2 binden fazla müşterimiz var. Bunların yüzde 30’u yurtdışındaki konaklama tesisleri. Portföyümüzde 4-5 yıldızlı oteller olduğu gibi pansiyon, motel, köpek oteli gibi içinde yatak olan her yer bizim müşterimiz. Teknik ekip, satış, pazarlama ve destek birimlerle toplam 22 kişiye istihdam sağlıyoruz.

2014 için hedefleriniz neler? 

Öncelikle yurt içinde tüm şehirlerdeki konaklama tesislerini müşterimiz haline getirmek istiyoruz. Oteller için sunduğumuz tüm online hizmetleri acenteler için de sunduğumuz yeni bir platform oluşturduk. 2014’te yurt genelindeki tüm acenteleri de yeni platformumuza üye yapmak istiyoruz. Sonrasında hedefimiz hızlıca yurtdışına açılmak için tekrar yatırım almak ve organik olarak büyümektir. Bu doğrultuda ilk aşamada Orta Doğu, Rusya ve Avrupa’yı hedefliyoruz. Yerel iş ortakları bulacağız ve onlarla ilerleyeceğiz. Ülkelerde satın almalar yaparak büyümek de stratejimizin bir parçası. Kontrollü büyüme taraftarıyız. En önemli hedeflerimiz arasında yurtdışından da ciddi olarak takip edilen bir firma olmak.

Röportaj: Betül ALAKENT