Haftanın kadın girişimcisi
B-fit
Bedriye Hülya
 
Bedriye Hülya’nın 2006'da kurduğu B-fit bugün Türkiye'nin 51 şehrinde 220 merkezde hizmet veriyor. Üstelik hem kadınlara sağlıklı olma fırsatı veriyor hem onları sosyalleştiriyor hem de girişimci olmanın yollarını açıyor.
 
Röportaj : Özerk Ihlamur
 
Bu keyifli sohbetin video-haberini buradan izleyebilirsiniz.
 
55 ilde 220 merkezde hizmet veren B-fit, imkansızı başararak kadınlar için hem spor hem de bir yaşam merkezi oldu. Öncelikle size tanıyalım, iş hayatınıza giriş maceranız nasıl başladı?

Merhabalar, ismim Bedriye Hülya. 18 yaşımdan beri çalışıyorum. Daha doğrusu üniversite birinci sınıftan beri... Profesyonel hayatta bir süre çalıştıktan sonra kendi işlerimi kurmaya başladım. Ancak baştan herhangi bir sermayem olmadığı için çalışırken kazandığım paraları biriktirip ilk işimi kurdum, sonra onu satıp biraz daha büyük bir iş kurdum. Böyle böyle işler kendi kendini büyüttü. 23 yaşımdan beri kendi işlerimi kurarak hayatıma devam ediyorum.
 
B-fit ismi ve fikri nereden geliyor?

B-fit ismi aslında bizim kararsızlığımızdan geliyor. ‘be’ olmak anlamına geliyor İngilizce’de, ‘fit’ olmak diye düşündük. Bir yandan da ana arıyı logo olarak kullanmak istedik. Hangisi olsun diye düşünürken ‘b’ harfini koyalım nasıl olsa ‘be’ diye okunuyor İngilizce’de, hangisine karar verirsek onun üstüne yürürüz dedik. Sonrasında ‘fit’ olmak kısmını kullandık ve onun üstüne kurguladık her şeyi.
 
Kadınlara özel spor ve yaşam merkezi fikrini hayata geçirmek zor oldu mu?

Valla olmadı… Çünkü kadınlarla birlikte yaptık, franchise’lerimizle birlikte büyüdük. Kadının bir iş kurması çok kolay bir hadise aslında, etrafında onu aşağı çeken söylemlere kulağını tıkayabilirse en kolay yapabileceğinin iş kurmak olduğunu düşünüyorum.
 
Peki, kadınların tepkisi nasıl oldu? Bu konuda bir ikna süreciniz oldu mu?

Evet, en başında spor alışkanlığı geniş katmanlara yayılmamıştı Türkiye’de. Özellikle kadınlar söz konusu olunca... O nedenle bir takım kulaktan dolma yanlış bilgilerle kendilerini spordan da soğutuyorlardı. Biraz farkındalık yaratmamız gerekti. Allah’tan ki basın da yardımcı oldu bu konuda… Sağlıklı yaşamla ilgili olarak baya bir bilgi ve bilinçlendirme çalışmaları da sürüyor o tarafta da. Hep birlikte bu konuyu öğrene öğrene devam ediyoruz.
 
Kadın girişimcilere önerileriniz neler?

Hiç vazgeçmesinler… Kulaklarını mutlaka etraflarında onları aşağı çekmek isteyen negatif söylemlere kapatsınlar.
 
Sadece kadınlara sağlıklı bir yaşam sunmuyorsunuz, aynı zamanda sosyal sorumluluk projeleri de gerçekleştiriyorsunuz. Biraz da bundan bahsedebilir miyiz?

Kadınlar zaten etraflarındaki her konuda iyi şeyler yapmak için çalışıyor. Sadece kendini düşünmüyor, para kazandığı zaman bile en önce kendisine değil ailesine harcıyor. Eğer bir güzellik varsa bunu mutlaka başkalarıyla paylaşmaya çalışıyor. Her bir B-fit de bu anlamda sosyal sorumluluk proje merkezi gibi çalışıyor. Her franchise kendi üyeleriyle, çalışanlarıyla, merkez sahipleriyle birlikte bulundukları bölgelerde ne sorun varsa onu halletmek üzere, bir takım insanlara yardımcı olmak üzere projeler yapıyorlar.
 
İş hayatında kadın olmanın ve ekonomik dengeleri sağlamanın artı ve eksi yönleri nelerdir?

Eksi yönünden başlayalım. Biz sadece çalışmıyoruz yani sabahleyin giyinip çıkıp akşam da gelip her şeye kulağımızı tıkayıp iş hayatımızı geliştirmek üzere bulunmuyoruz. Bunun yanı sıra başka sorumluluklarımız da var. O sorumluluklarla birlikte iş hayatımızı yürütmek zorunda kalıyoruz; işte çocuk bakımıdır, evdir, yaşlı bakımıdır, hasta bakımıdır falan gibi… Bunlar eksi yönleri çünkü çok yoruluyoruz. Ama pozitif tarafında da kendimizi gerçekleştirmiş oluyoruz. Çünkü bir kadının yapabileceği en güzel şeylerden bir tanesi hem kendisine hem de başkalarına faydalı olabilecek projeler yaratması. Bunu yaptığı zaman kendini iyi hissediyor gibi görüyorum. Onun için mutlaka ve mutlaka çalışma hayatının içinde olması iyidir diyorum.
 
Küçük bir fikirken nasıl oldu da bu kadar büyüdünüz?

Biz aslında küçük bir fikir olarak başlatmadık. Zaten büyük bir fikir olarak başlattık bunu. Büyüyeceğini de biliyorduk. Bu kadar çabuk büyüyeceğini belki tahmin etmeyebilirdik ama büyüyeceğini biliyorduk. Kadınlar olunca işin içinde ister istemez çabuk büyüdük.