KENDİ PAZARINI KENDİ YARATAN MARKA: JUİCO
 
Niş bir alana yatırım yapan Sedef Dördüncü ile Deniz Derman Juico markalı soğuk sıkım meyve-sebze suyu karışımları üreterek fark yarattılar. İki yıl önce küçük siparişlerle yola çıkan şirket şimdi haftada 3 tona yakın meyve sebze sıkıyor…
 
Röportaj: Ersan Çıplak
 
İki genç girişimci, Sedef Dördüncü ile Deniz Derman tarafından kurulan Juico, bir alana odaklandı. Sadece soğuk sıkım meyve ve sebze suyu karışımları üretiyorlar. Şirket doğal, ekolojik ürünlerin satıldığı binlerce işletme arasından sıyrılarak hızla büyüyor. İlk satışını iki yıl önce gerçekleştiren şirket şimdi İstanbul Seyrantepe’deki imalathanesinde haftada 3 tona yakın meyve sebze sıkıyor. Juico’nun kuruluş ve büyüme sürecini Sedef Dördüncü ve Deniz Derman ile konuştuk...
 
Şirketiniz ne zaman kuruldu? Kuruluş ve işinizin gelişim aşamaları hakkında bilgi verir misiniz?
 
Sedef Dördüncü: Şirket, Ocak 2014’te kuruldu. Ancak Deniz ile birlikte çalışmalarımıza Temmuz 2013’te başlamıştık. Mart 2013 ve Temmuz 2013 arası pazar araştırmasıyla geçti.

Türkiye’de coldpress (soğuk sıkım) meyve-sebze suları konsepti olmadığı için ilk önce böyle bir ürüne talep olup olmayacağını anlamak gerekiyordu. Temmuz 2013’te Deniz’le ortak olduk ve reçeteleri geliştirmeye başladık. Şirketi kurmadan önce arkadaşlarımız ve onların tanıdıkları üzerinde ürün, fiyat, marka, süreçler hepsini denemiş olduk. 2014 Ocak’ta ise mutfağımızı kurduk. Web sitemiz yapılmaya başlandı ve yurt dışından hidrolik preslerimizi getirdik.
 
Bu ürünü Türkiye’de piyasaya sunan ilk firma olarak nasıl bir strateji izlediniz?
 
Deniz Derman: İlk başladığımızda oldukça ilgi gördük. Pazarlama ve reklama hiç bütçe ayırmadık. Bütün kazandığımız parayı üretime, alt yapıya, servisimizi geliştirmeye ve iyileştirmeye yatırdık. Bu yüzden büyüme kulaktan kulağa oldu. 2014 sonunda kapasitemiz yeterli olmamaya başladı ve 500 metrekarelik atölyemize taşındık. Biz coldpressedjuice ve evlere dağıtım konseptini Türkiye’de ilk defa deneyen firmayız. Şu ana kadar web sitemizden sipariş veren 10 binden daha fazla Juico’cu oldu.
 
Hangi alanda fark yaratığınızı düşünüyorsunuz?
 
Sedef Dördüncü: Juico ile gurur duymamızı sağlayan en önemli konu insanların yeme, içme alışkanlıklarını değiştirmeye başlamış olmamız. Bu tabii ki zaman alacak ama Türkiye’de insanlar gerçekten sağlıklı beslenmeye ilgi duyuyor, yurt dışındaki gelişmeleri takip ediyor ve de bu konularda bilinçleniyor. Juico da sağlıklı yeme alışkanlıklarının tam ortasında durmak isteyen bir marka.
 
İşinizi kurarken ve geliştirirken karşılaştığınız zorlukları nasıl aştınız?
 
Deniz Derman: Şirketi kurarken ve büyütürken farklı alandan birçok insanla konuştuk ve fikir alışverişinde bulunduk. Yol yordam bulmak konusunda en çok zorlandığımız noktalardan biri izin konularıydı. İkimiz de emin adımlarla ilerlemek ve işimizi doğru yapmak istedik. Fakat bu yolda tam olarak neler yapmamız gerektiği ile ilgili kaynakları bulmak gerçekten güç oldu.
 
Halihazırda ne tür ürünler üretiyorsunuz? Yeni ürün geliştirme konusunda çalışmalarınız var mı? Varsa bunun için neler yapıyorsunuz?
 
Deniz Derman: Altı çeşit soğuk sıkım meyve-sebze suyu karışımımız var. İki çeşit de kuruyemiş sütümüz. Bunların çoğu sebze ağırlıklı olsa da bir kısmı meyve ağırlıklı.

2015’te yüzde 150 oranında büyüme gerçekleştirdik. 2016 hedefimiz de yüzde 100 oranında büyümeye devam etmek. İstanbul’da daha çok kişiye ulaşmak için hem online hem de perakende ağımızı büyütmeyi planlıyoruz. Şehir dışı gönderim için de dediğimiz gibi yol arıyoruz. Tabi kulaktan kulağa olsa da farklı pazarlama aktivitelerimiz de hızla devam ediyor.  Sosyal sorumluluk projelerine önem veriyoruz. Örneğin Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı (KORUNCUK) ile ‘Her Çocuk Başka Renk’ adlı sosyal sorumluluk projesi kapsamında, alanında başarılı ünlü isimler çocuklar için Juico şişesi tasarımı yaptı.
 
Şirketiniz hangi özelliklerinden dolayı KOSGEB KOBİ ve Girişimcilik ödülüne layık görüldü?
 
Sedef Dördüncü:  Gıda üretimi gerçekten çok dikkat edilmesi gereken, zor bir iş. Özellikle de bizimki gibi katkı maddesiz, pastörize olmayan, kısa ömürlü ürünlerde kalite kontrol ve üretim standartları gerçekten önemli. Tahminimizce KOSGEB de hem ürünün yeniliğinden ötürü, hem pazarda ilk oluşumuzdan dolayı, hem de kaliteli gıda üretimi yaptığımızdan dolayı bizi Yılın Kadın Girişimcisi seçti.