Didem Altınbaşak Tulgan  yaklaşık 5 sene ilaç sektöründe  çalıştıktan sonra bambaşka bir sektörün Türkiye’deki  temellerini attı. Hamileliği sırasında yeni bir beslenme düzenine geçmesi  gerekince daha önce de Amerika’dayken faydalandığı ‘meal plan’  sistemi tekrar hayatına girdi. Kızının doğumu sonrasında fazla kilolarını vermek için bu sistemin  Türkiye'de olup olmadığını araştırdı. Olmadığını görünce bu iş fikrini yakın çevresi ile paylaşıp kendini Rafinera'nın iş planı üzerinde çalışır halde buldu. Rafinera'yı dünyadaki diğer örneklerinden farklı olarak çok daha kişiye özel ve farklı lezzetler sunan bir sistem olarak Türkiye'ye uyarladı. Şimdi yaklaşık 7000 kişiye adrese teslim özel diyet yemekleri hazırlıyor.
Röportaj: Marilla Erçik
 
Öncelikle sizi tanıyalım... Rafinera'yı kurma fikri nasıl ortaya çıktı?

İstanbul'da doğdum. Saint Benoit Fransız Lisesi, İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Johnson & Wales Universitesi’nde eğitim gördüm. MBA'i tamamladıktan sonra Türkiye'ye döndüm veyaklaşık 5 sene ilaç sektöründe (Abdi İbrahim A.Ş.) ürün müdürü olarak çalıştım. Daha sonra evlendim ve kızım Nil’e hamile kaldım. Hamilelik döneminde bebeğin beslenmesiyle ilgili bir sorun yaşadığım için tedaviye ABD’ye gittim. Doktorum beslenmeme çok dikkat etmem gerektiğini söyleyince bu sistemle tanıştım. Özellikle hamileliğimin son 2 ayında bu servisin hayatımı kurtardığını söyleyebilirim. Sonra Türkiye’ye döndüm. Hamilelikte aldığım kiloları vermek için ABD’deki gibi bir servis aradım ama bulamadım. Bu yüzden de Rafinera’yı kurmaya karar verdim. Yani bu hizmet tamamen kişisel ihtiyaçtan doğdu.
 
"Rafinera" ismi nereden geliyor?

Era’nın İngilizce anlamını alarak rafinera bir çağ anlamı ile kurduk markamızı.
 
Herkesin farklı başarı sırları var. Sizin zirveye çıkma sırrınız nedir?


Endeavor Türkiye ve dünya girişimcisi seçildim. Endeavor’da Ali Koç mentorum oldu. Ali Bey bir gün, “Kızım sen deli misin, büyük düşünsene, butiği bırakıp standart üretime geç” deyince ampul yandı. Hemen harekete geçtim. Bu sayede 160 kişiye hizmet verirken bugün 7 bin kişi Rafinera’yla sağlıklı besleniyor.
 
Bu süreçte başınızdan geçen ilginç bir deneyiminiz oldu mu?

İşin başında tamamen kişinin ihtiyacına yönelik yemekler hazırlıyorduk. Hamile, diyabet, kanser hastalarına yönelik yemekler… Ancak ‘Himalaya tuzundan başka tuz istemem’ gibi talepler olduğu için bir süre sonra tıkandık. İnanılmaz besin tercihleri, istekleri, detayları vardı. 60 tane besin tercihi olan müşterilerimiz vardı. Daha sonra standart üretime geçmeye karar verdik.
 
Rafinera'yı geliştirirken kredi kullandınız mı? Bankalarla çalışıyor musunuz?

Rafinera kendi öz sermayesi ile büyüyen bir firma. Bu süreçte kredi kullanma ihtiyacımız olmadı. Kredi kullanmamış olsak da tabii ki biz de bankalar ile çeşitli yönlerden çalışıyoruz.
 
İleriye yönelik hedefleriniz nedir?

Rafinera şu an sadece İstanbul’da hizmet veriyor. Ancak İzmir, Ankara gibi büyük şehirlerden de büyük talep var. Rafinera’yı diğer illere de taşımak istiyoruz.
 
Kadın girişimci olarak diğer kadın girişimcilere önerileriniz nelerdir?

Kadın girişimciler, çoğu zaman finansman bulamadığı için son derece yaratıcı fikirlerini değerlendiremiyor. Bazen de kendine yeterince güvenmiyor. Oysa ticaret birçok risk içerir ve içerdiği bu riskler nedeniyle büyük kazanç vadeden bir yapıya sahiptir. Risk almaktan korkmayı ve kararlarınızı ertelemeyin.Tabii her ne olursa olsun kiit kelime her zaman “çalışmak” 
 
Müşteri portföyünüz nedir?


Rafinera 7 bin kişiye hizmet veriyor. Müşterilerimiz çoğunlukla, çalışan kadın ve erkeklerden oluşuyor. Yaş aralığı25-50. Ancak obeziteyle mücadele eden aileler de, diyetisyenin tavsiyesiyle çocukları için Rafinera alıyor.
 
Çalıştığınız ünlü isimler de var. Mesela?..

Seda Sayan, Ece Erken, Metin Arolat, Ebru Destan, Gamze Karaman gibi çok sayıda isim de formunu korumak için Rafinera kullanıyor.