Dilek Hanif: Halkbank’la çıktığı yolda dünyayı giydiriyor
 
Ünlü modacı Dilek Hanif, küçük bir atölyeden başlayarak dünya yıldızlarına hizmet verecek konuma gelişini Halkbankkobi.com.tr için anlattı.

Kendi işinizi yapmaya nasıl karar verdiniz? Bunu yapmaya karar verirken kimden destek aldınız?

Hep çalışma hayatının içindeydim. Ailem yurtdışına ihracat yapıyordu. Annem de mağazacıydı. Bu işin içindeydim. Karar vermem hiç zor olmadı. Çalışma hayatını çok seven bir insandım. 15 yaşında okuldan çıkar annemin yanına giderdim. Çalışmayı çok severdim. Çalışmayı sevmek bu insana zorla yaptırılacak bir şey değil. Bu insanın ruhunda olması lazım. Okuldan arkadaşlarımla program yapmaktansa annemle mağazada çalışmak bana daha çok keyif verirdi. Yaz aylarında beraber çalışırdım. Sonraki zamanda evlilik hayatı ve çocuklarım bir süre ayrı kaldım. Çalışma hayatını çok özledim. Erkek kardeşime teklif ettim part time yapalım yarım gün konuşalım diye.Çocuklar biraz büyüdükten sonra da kendi başıma bir şey yapmaya karar verdim. Kimseye yük olmadan bir şeye karar veriyorum mesuliyeti bana ait olsun kredi alıp mesuliyeti de bana ait bir şirket kurup çalışmaya başladım.

Şu anda bin 200 m2’deyiz, Teşvikiye’nin göbeğindeyiz. Paris’te ve Los Angeles’ta birer ajansımız var. Yurtdışında fuarlara katılıyoruz. Markamız önemli bir noktaya geldi. Türkiye’de bilinirliği ve marka değeri çok yüksek. Bugün kırmızı halıda partisinde Jane Fonda’yı giydirmiş olmak bizim için çok önemli. Buna benzer birçok ünlü yıldızı giydirmiş olmak yaptığımız çalışmalar bir yere gelmiş oluyor. Bir yere geldik daha da gelmemiz gereken bir sürü yol var. Hedefi ikinci tarafa çevirdik.

Türkiye’de zaten çok iyi bir müşteri grubumuz var. Hem Avrupa hem Orta Doğuda çok yüksek düzeyde kralların eşleri prensesler yüksek bir müşteri grubumuz. Artık perakende de hazır giyimde iddialı çalışma içerisindeyiz.
Rusya önemli bir pazar bizim için. Orta Doğu ve aslında biraz Hong Kong’da çalışmamız var. Şu anda ihracata ciddi bir yatırım yapmakla meşgulüz.

Hatta Halkbank ile ilginç bir anınız var, bizimle paylaşır mısınız?
Halk Bankası’nın KOBİ kredileri o zaman da vardı. Çok küçük bir 50 bin liralık kredi aldım. Annemin dairesini ipotek ettirip onlardan kredi almıştım. Az da kendi birikimim vardı. Tek bir makine ve küçük 100 m2 Osmanbey’de 6. katta küçük bir atölye kiraladım. Geçen süreç hızlı geçmiş. Çok verimli geçti. Güzel senelerdi. Zorlu bir zamandı ama güzeldi.

Birçok başarılı hamle gerçekleştirdiniz. Bu yolda ilerlerken bir kadın olarak neler yaşadınız?

Aslında mesleğimden dolayı kadın olmanın avantajını yaşadım. Kadın olmamdan dolayı dezavantaj yaşamadım. Anne olduğunuz zaman, zamanı ayırmalısınız. Aileyi başlı başına anne olduğunuz da size düşen görevler oluyor. Gerçekten bir iş disiplini içerisindeyseniz başarıyı yakalamak için bu gerekiyor. İşimi son derece büyük disiplin içinde yapıyorum. Bu şartlarda bir tek bunun zorluğunu çekmişimdir. Çok ciddi vicdan azapları yaşadığım bunu tolere etmek için kendi özel yaşantımdan hep olabildiğince çocuklarıma vermeye gayret ettim. Zaman yetersizliğinden zorlandığım oldu. Onun dışında iş hayatında bir zorluğum olmadı.

Önemli kadın girişimcilerinden sayılırsınız. Sizi bu yola iten, cesaretlendiren neydi?

Yapı olarak kendime çok güveniyorum. Beni ne cesaretlendirdi? Kendime çok inancım vardı. Bunu yapabileceğime olan inancım beni böyle bir şey yapmaya cesaretlendirdi diyebilirim. Konu hakkında bilinçli olmanız lazım. Bu işin içinde büyümüş olmam bu konuya muktedir hissetmem beni daha da cesaretli yaptı. Bu çok bildiğim bir konuydu. O kadar içimde yaşamıştım ki içinde konforlu hissediyordum kendimi. Hazır giyime giriyordum ve bilmeyeceğim bir şeyler vardı. Güvenim yüksektir çalışkan bir insanımdır. Maddi sıkıntılarım oldu. Çabuk pes etmem. Oralarda özgüvenim ve çalışkanlığım çalışmam da bana yardımcı oldu.
 
İş kadını olmanın zorlukları neler, iş hayatında zorlandınız mı, ya da kadın olmanın avantajlarını gördünüz mü?

İş insanı olmak başlı başına zor bir şey. Çalışarak bir yere özellikle sıfırdan geliyorsanız gerçekten çok zor. Çok zorlandığım zamanlar oldu. Kendimize inanmamız lazım. Pes etmemek lazım.

Yaptığınız işten istediğiniz sonuçları alabildiniz mi? İleriye yönelik koyduğunuz hedefler nelerdir?

Aldım. Bugün 100 m2 tek makineyle başlamış bir serüvende böyle bir yere gelmişsem bu derecesini ben bile tahmin etmiyorum. Hollywood yıldızlarına ulaşıp bu noktada olmak çok önemli bir şey. Özellikle Türk tasarımcı için. Dünyada tekstil olarak benim başladığım günlerde uzaktı. Çok fasoncu bir ülkeydik. Tamamen taklit üzerine kurulu düzenimiz vardı. Modanın son derece dışında bir ülkeydik. Türkiye son 10 yılda çok yol kat etti ve bilinçlendi. Benim başladığım günlerde bunlardan eser yoktu. Şimdi baktığım zaman o gün için bunu algılayabilmiş olmak bile önemli bir şeymiş. Bunu koymuş olduğumu hedeflere ulaşmışız. Bir 10 sene sonra umarım bunarlı da göreceğiz.

Kredilerle aranız nasıl?

Hep öyle yaşadık. Büyük sermayeyle işe girmedim. İlk dönemlerde krediler çok azdı aldığım. Hazır giyimde çekle çalışıyorduk. O çekerli kırdırarak yaşadığım bir dönem oldu. Şimdiki zamanda da işimi büyütürken banka kredileriyle yaşadım. Bankacılar bayağı severler beni sağ olsunlar ben de onları seviyorum. Büyümeniz için banka kredileri son derece doğal. Biz çalışıyoruz onlar bize kredi veriyorlar bu iş böyle gidiyor.

Genç kadın girişimcilere/ iş kadınlarına öneriniz nelerdir?

Önerim kendilerine inanmaları kendilerine güvenmeleri ne istediklerini iyi biliyor olmaları çok önemli. Ne istediklerini bilecekler. Gerisi geliyor. Onlar inanıp güvendiği zaman her şey kolay.

Dilek Hanif ile siz değerli Halkbankkobi üyeleri için yaptığımız keyifli sohbeti, buradan izleyebilirsiniz.