İş hayatına bankacı olarak atılan ve daha sonra deri ürünleri üzerine bir şirket kuran girişimci Funda Baltalı, bir gün aniden erkek egemen bir sektör olarak bilinen hayvancılığa el atmış. 2009'da Seferihisar'da 100 dönüm arazide bir keçi sütü ve ürünleri tesisi kurmuş. Keçilerini Nazilli'den getirttiği yoncalarla besleyen ve onlara 24 saat müzik dinleten Baltalı, aradan geçen 4 yılda çok yol almış. İç pazarın yanı sıra yurtdışına da ihracat yapan başarılı girişimci sıfırdan başladığı işini halkbankkobi.com.tr için anlattı.
 
Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Robert Koleji’nin ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdim. 3 senelik bankacılık deneyimimden sonra deri ürünleri imal ve ihraç eden bir şirket kurdum. 11 sene sonunda işimi satıp odaklanmak istediğim hayvancılık konusunda bir keçi çiftliği ve yüzde 100 keçi sütünden süt ürünleri üreten bir tesis kurarak yoluma devam ettim.

Kendi işinizi yapmaya nasıl karar verdiniz? Bunu yapmaya karar verirken kimden destek aldınız?

Kendi işimi yapmaya karar vermemde en büyük etken kendi kaderimi elimde tutmak istememdir. Yani varsa olan kabiliyetim ve çalışmamın, iyi ya da kötü yapmamın kendimle ilgili olmasını istememdir. İşimi kurmaya karar verdiğimde en başta kızımın ve ailemin bana olan inancı manevi desteğim olmuştur.

Birçok başarılı hamle gerçekleştirdiniz. Bu yolda ilerlerken bir kadın olarak neler yaşadınız?

Elimden gelenin en iyisini yaparak, her gün yeni bir azim ve motivasyonla çalışıyorum. Kadın olarak farklı bir konumda olduğumu düşünmüyorum. Türkiye’de, en azından benim iş hayatımda, kadınlara karşı bir hafife alma ya da alaycı bir tavır olmasından rahatsızlık duymadım. Tam tersine bu beni başarmak için daha da motive etti. Hayvancılık ve süt üretimi erkek egemen alanlar olduğu için “Bu nasılsa başaramaz” tavrını kendi özgüven eksikliklerine bağlıyorum.

Neden bu işi yapmaya karar verdiniz?

Türkiye bir tarım ve hayvancılık ülkesi. Bu alanda daha çok yapılacak iş, gidilecek çok mesafe var. Özellikle süt demek anne demek… Hayatta en gurur duyduğum konu anne olmak, kararımda bu iki unsur etken oldu.

Önemli kadın girişimcilerinden birisiniz. Sizi bu yola iten, cesaretlendiren ne oldu?

Yaptıklarımla hayatımın ilerleyen zamanlarında, benden daha az şanslı olan kadın ya da erkek herkese bir ümit olmak istedim. Gazete, televizyon ve diğer mecralarda bizi okuyup gören pek çok kişiden her gün onlarca mail, telefon alıyoruz. Bu da gösteriyor ki, yaptıklarımızla bir örnek olabiliyoruz.

Yaptığınız işten istediğiniz sonuçları alabildiniz mi? İleriye yönelik koyduğunuz hedefler nelerdir?

Ben bu işe başladığımda süt sektörüne kadın eli, anne duyarlılığı getirmek istedim. Yaptığım işten istediğimiz sonuçları her gün alıyoruz ama bu sonsuz bir hedef. Her gün yeni bir şeyleri daha başarmaya çalışıyorsunuz. İleriye yönelik hedefim 5 sene içerisinde şirketimi belli bir büyüklük ve yapıya kavuşturup bilgi sahibi olduğum bu alanda topluma katkıda bulunabileceğim çalışmalara daha fazla vakit ayırmak. Örneğin şu anda keçi çiftliklerinin kurulması ya da küçük aile işletmelerinin daha verimli çalışabilmesi konusunda Türkiye’nin her yerinden davet ediliyorum ancak buna çok az zaman ayırabiliyorum. İleride bu çalışmayı daha organize ve geniş zamanlı yapmak isterim.

Kredilerle aranız nasıl?

Tamamı kredilerle finanse edilen bir iş modeli bana göre değil. Bizim uzun vadeli yatırım kredimiz var ancak yapılan yatırımın yüzde 70’lik kısmı öz sermaye, yüzde 30’luk kısmı kredilerden karşılandı. Kısa vadeli ihtiyaçlar için zaman zaman kredi kullanıyoruz. Ancak iş yapmak için hem kredi hem de öz sermayenin gerekli olduğu gerçeğini hep aklımda tutuyorum.

Genç kadın girişimcilere neler önerirsiniz?

Herkes girişimci olabilir, bu bir yetenek değil. Yeter ki bir fikriniz ve o fikir için çalışma azminizle disiplininiz olsun. Mutlaka başarırsınız. Ancak iş kadını olmak asla anneliğinizi ve toplumumuzdaki çok değerli kadın olma vasfınızı unutturmamalı.

Sosyal medya yardımıyla işi geliştirmek mümkün müdür?

Çok katkısı olacağı kesin ancak sadece sosyal medya ile iş geliştirilebileceğine inanmıyorum. Bence en büyük hata, sosyal medya aracılığı ile aniden büyüyebileceğini düşünmektir. Altyapısı olmayan bir işi sadece bu alanda aktif olarak geliştiremezsiniz.

Özetle, siz bir işi yapın ve sosyal medyada kendinizi doğru ve olduğunuz gibi ifade edin; ne fazla ne eksik.