Maria Perdue: “Günde 3 bin kek üreteceğimi tahmin bile edemezdim”

Maria Perdue Türkiye’de öğretmenlik yapan eşi sayesinde Türk kültürüyle tanışan ve buraya yerleşen bir Amerikalı. Kendi memleketine gittiğinde bile Türkiye’yi özleyip geri dönen iki çocuk annesi Maria Perdue’nun Çavuşbaşı’nda başlayan serüveni, şimdinin dillere destan tadı olan Maria’s Cheesecakes markasını ortaya çıkarmış. İşte bir Amerikalının Türkiye’deki başarılı girişimcilik hikayesi...

Maria’s Cheesecakes’in kuruluş hikayesini bizlerle paylaşır mısınız?

Türkiye’ye yerleştikten sonra komşular arasındaki çay daveti verme sırası bana gelmişti. İkram etmek için ne yapsam diye düşünürken tarifini annemden öğrendiğim bir cheesecake yapmaya karar verdim. Hikaye böyle başladı. Derken her tadına bakan çok beğenince, evde cheesecake yapıp arkadaşlarımın dükkanında satmaya başladım. İşler büyüyordu ama günde en fazla dört tane cheesecake yapabiliyordum. Daha fazla siparişe yetişebilmem için daha büyük bir fırına ihtiyacım vardı. Ben eskiden beri ticareti seven bir insanım, satışlardan elde ettiğim parayla Türkiye’deki hanımların iğne oyası ile yaptığı eşarpları Amerika’ya yollayıp sattım. Amacım büyük bir fırın alabilmekti. 2006 yılında Çavuşbaşı’nda 20 metrekarelik ilk dükkanımı açtım. Artık bir fırınım vardı ve tek seferde 30 adet ürün çıkarabiliyorduk.

İlk zamanlarda ne gibi zorluklar yaşadınız?

İlk açılıştan sonra bir dedikodu çıktı. Çavuşbaşı küçük bir yer, cheesecake yabancı bir tat. İzinsiz çalışma yaptığım gerekçesiyle dükkanı 3 ay kadar kapattılar. Yerin küçük olması da üretim için sorun teşkil etti. Ama ben bırakmadım üretmeyi, evde devam ettim. Bir yandan da gerekli her türlü resmi belgeyi almaya çalıştım. Bir şeyden korkum yoktu, sadece ürünlerimi satıyordum. Madem burası küçük yer, bari  'Çekmeköy’de dükkan açayım' dedim. Bu civarda da ürünlerim satılmaz diye dışarıya toplu satışlar yapmaya başladım. Zamanla sevdiler beni ve ürünlerimi. Artık buradan gitmemi istemiyorlar.

Ürünlerinizin üretim ve satışı nerede yapılıyor? Cheesecake dışında başka ürünleriniz var mı?

Şu anda üç dükkanımız var. Bir tanesi ise yolda. Ataşehir ve Kozyatağı’nda sadece satış yapıyoruz. Ana merkezimizse Çavuşbaşı. Burada hem üretim hem de satış yapılıyor.

Dükkanımızda ağırlıklı olarak cheesecake satıyoruz. Ayrıca kurabiyelerimiz ve tuzlu kişlerimiz de var. Yeni fikirler ve ürünler de denemeye çalışıyoruz. Mesela üç sene boyunca üzerinde blueberry dediğimiz mavi yemiş olan cheesecake çok rağbet görmedi. “Ne yapsak?” diye düşünürken ben bunun reçelini yapıp dükkana koydum ve cheesecake’in de üzerine değil içine kattım ve satışlar arttı. Şimdi her sene Karadeniz’den 150 kilo mavi yemiş getirtiyoruz özel olarak.

Herhangi bir kursa ya da eğitime katıldınız mı?

Ben aslında değerli taş uzmanıyım, bunun üzerine eğitim aldım. Aklımda bir cheesecake markası oluşturmak yoktu. Herşey annemin tarifini komşulara tattırmamla başladı. Tabi ki Amerika'daki tarifin üzerinde bazı ufak farklılıklar oldu, çünkü her kültürün damak tadı farklı.

Yanınızda kaç kişi çalışıyor?

Amacım kadınlara yardım etmek, onları da bu işin içine katmak. Çalışanlarımızın çoğu ilkokul mezunu hanımlar. Ama aşçısından temizlikçisine, tezgahtarından muhasebecisine kadar herkes cheesecake yapmayı biliyor. Biz bayanlardan oluşan 9 kişilik bir takımız. Web tasarımcımız ve mimarımız bile bayan. Dükkanda  çalışan bayanlara normal sigortalarının yanında üç sene sonra da özel sigorta yapıyorum, bu benim cebimden çıkıyor. Amacım; çalışanlar mutlu olsun, yapılan iş iyi olsun.

Müşteri portföyünüz nedir?

Herkese açığız. Zenginleşelim daha da zengin kesime hitap edelim gibi amacımız yok. Zaten bunun için bir çabamız da yok. Çok para harcayıp, çok ünlü yerlerde mekan sahibi olmak istemiyorum. İnsanlar benim dükkanıma kendi gelip, tadına bakıp öyle ürün almalı. Müşteri  zengin olunca gelip ürünü alan şoförü oluyor.

Reklamınızı nasıl yaptınız?

İki defa reklam verdim. Ama ben şanslıydım çünkü Hıncal Uluç geldi ve dükkan hakkında yazı yazdı. Bu şüphesiz önemli bir tanıtım oldu bizim için. Onun dışında kulaktan kulağa ve iyi ticaret yaparak tanıttık markayı. Eğer müşteri dükkana girdiğinde fırından yeni çıkmış kurabiye varsa bunu ikram etmek bile iyi bir reklam.

Geleceğe dair planlarınız neler?

İşin bu noktalara geleceğini tahmin etmiyordum. 30 cheesecake çıkardığımız dükkandan 2009 yılında açtığımız şimdiki dükkanımıza geçtik ve artık günde 3 bin cheesecake satıyoruz. Artık bir fabrika bize özel peynir üretiyor. Bunlar oldukça güzel aşamalar. Bu kalitede devam etmek istiyorum gelecekte de. Daha da büyüyüp kaliteyi bozmak istemiyorum. İnsanlara hizmet çok önemli benim için, tadına baksın yediği şeyden lezzet alsın istiyorum.