Sedat Kılıç: “Van’daki kablo fabrikamı Halkbank’tan aldığım krediyle kurdum”

Sedat Kılıç henüz öğrenciyken kurduğu ilk şirketi ve son sınıfta geliştirdiği icadıyla kariyerine hem girişimci hem mucit olarak başladı. Diplomasını alırken şirketlerinin sayısını 4’e çıkarmıştı. Halen çeşitli alanlarda faaliyet gösteren bir şirketler grubunun sahibi. Bu yıl içinde Van’da açacağı kablo fabrikası için Halkbank’tan 2.5 milyon TL yatırım kredisi kullandı. 

Sedat Kılıç’ın başarı öyküsü nasıl başladı? 

1985 yılında Sakarya’da doğdum. Öğretmen bir baba ve ev hanımı bir annenin ortanca oğluyum. 3 erkek kardeşiz. Babamın görevi nedeniyle 7 sene Almanya’da yaşadım. 2004 yılında TOBB-ETÜ makine mühendisliği bölümünü burslu olarak kazandım. Üniversite hayatımın ikinci yılında ilk şahıs şirketimi kurarak ticarete atıldım. Üniversiteyi bitirirken makine imalatı, kopyalama merkezi, dış ticaret ve turizm alanlarında faaliyet gösteren 4 ayrı şirketim olmuştu. Şirketlerimi Ankara’da kurduğum için üniversite sonrasında ailemin yanına dönemedim. Üniversiteden sonra Mersin’de pet şişe geri dönüşümü, Van’da elektrik ve haberleşme kablolarının imalatı üzerine yatırımlar yaptım. Şirketlerimi ALSE Şirketler Grubu çatısı altında topladım. Şu an makine imalatı, dış ticaret, kopyalama merkezi, turizm, pet şişe geri dönüşümü ve kablo imalatlarında faaliyet gösteren 6 ayrı şirketim var.

Girişimciliğinizin yanı sıra aynı zamanda bir mucitsiniz. Girişimcilik fikriniz ilk olarak üniversitede okurken ürettiğiniz bu makine ile mi ortaya çıktı? 

Evet, ilk girişimim gazaltı kaynak makinelerinde yüzde 45 - yüzde 70 aralığında gaz tasarrufu sağlayan bir makine icat etmekti. 2008 yılında Üniversite hocalarının ve iş arkadaşlarımın da desteğiyle Süper Economizer  adlı ürünü geliştirilmesinde yer aldım, ürünümüz yerli ve yabancı birçok basın-yayın organında “Genç Mucitten Büyük Buluş” şeklinde basında yer buldu. Haberlerin çıkmasıyla birlikte “Süper Economizer”e 22 ülkeden talep geldi. Avrupa ve Dünya Patentleri, Faydalı Model Belgesi, CE, ISO ve TSE Standartları belgeleri alınan ürünün ihracına başladık ve çok kısa sürede yüksek işlem hacimlerine ulaştık.

İşinizi kurarken maddi olarak herhangi bir destek aldınız mı? 
Herhangi bir maddi destek alamadım ama almak için iki kuruma başvurmuştum. Girişimcilere kaynak ayıran bir kurumdan maddi destek istediğinizde prosedür olarak projenizi veya iş fikrinizin desteğe uygun olup olmadığına karar vermek için değerlendirmeye alıyorlar, değerlendirmeyi konusunda uzman kişiler yapıyor. Sonuçta ben yeni ve benzeri olmayan bir makine geliştirmiştim konunun uzmanı kim olabilirdi ki? Başvurduğum iki kurum da iş fikrimi değerlendirip olumsuz yanıt vermişti ve desteklerden yararlanamamıştım. Daha sonraki yıllarda iki kurumdan da girişimcilik ve inovasyon konularındaki başarımızdan ötürü başarı plaketleri aldım. Herhangi bir maddi destek alamadım ama başta ailem, üniversitedeki hocalarım ve arkadaşlarımdan manevi yönden çok destek aldım. TOBB da daima yanımdaydı.

Peki işinizi kurduktan sonra ilk yıllarında zorluklar yaşadınız mı?

İşin ilk yıllarındaki en büyük iki sıkıntım yeterli maddi gücümün olmaması ve genç olmamdı. İlk şirketimi kurduğumda 23 yaşındaydım. Fabrikalara, imalathanelere ürünümü satmaya gittiğimde aldığım ilk soru genel olarak “Yeğenim kaç yaşındasın?” oluyordu. 23 yaşındayım dediğimde “Senin yaşın kadar biz kaynakçılık yaptık, biz bilmiyoruz da sen mi biliyorsun?” şeklinde cevaplar alıyordum. Genel olarak yeni fikirlere kapalı bir toplumuz. Kendinden genç birinden yeni bir şey öğrenmeye, daha az tecrübeli birini dinlemeye ve ona inanmaya alışık değiliz.

Peki bu zorlukları nasıl aştınız? Genç olmanın getirdiği avantaj veya dezavantajlar oldu mu?

Ticarete başladıktan sonra şirketlerin çoğu için kötü bir süreç başlamıştı, “Global Kriz” baş göstermişti. Şirketin satışları düşmüş ve birçok şirket iflasla karşı karşıyaydı. İmalat sanayisi maliyetleri düşürme arayışlarındaydı. Benim makinemse kullanılan gazı tasarruf ederek maliyetleri ciddi bir oranda düşürmekteydi. Krizin baş göstermesiyle daha önce randevu bile alamadığım fabrikalar bir anda beni aramaya başladı ve ürünümü denemek istediler, krizle birlikte satışlarımız inanılmaz ölçüde arttı ve finansal olarak rahatladık. 

İşinizi ilerletmek için hiç kredi kullandınız mı? Banka kredileri hakkında neler düşünüyorsunuz? 

Başlangıçta maddi olarak yeteri kadar gücüm yoktu, ürünümü satmak için ders çıkışlarında otobüs ve metroyu kullanarak sanayi bölgelerine gitmeye çalışıyordum. Peşinata yetecek kadar para biriktirdiğimde hemen bankaya gittim araç kredisine başvurdum ve ilk kredimi kullanmış oldum. Şu an şirketlerimin birçoğunda çeşitli banka enstrümanları kullanılıyor. Şirketlerim belli bir seviyeye ulaşınca yeni yatırımlarının daha büyük olmasını istedim. Büyük olması için finansal destek gerekiyor. Van’da kurduğumuz fabrikamızda Halkbank’tan yatırım kredisi kullandım. Fizibilitesi iyi yapılmış iş fikirleri için banka kredileri bulunmaz bir fırsat. Günümüzde bir kardeş diğerine borç vermezken bankalar sizin en iyi dostunuz olabiliyor. Bankalar sayesinde zor zamanlarınızda finansal olarak rahatlayabiliyorsunuz. Tabi ki kredi ve diğer imkânlardan yaralanırken dikkatli olmak gerekiyor.  Kullanılacak kredinin bir amacı olması gerekir ve ödeme planlanmasının iyi yapılması gerekir. Kredilerle sahip olduğunuzdan fazlasıyla yatırımlar yapıp bunu fırsata çevirebilirsiniz.

 
İş hayatına atıldıktan sonra böylesine kısa bir sürede başarılarınızla birçok ödül de aldınız. Bize biraz bunlardan bahsedebilir misiniz?

Geliştirdiğimiz ürünün başarısının ardından Avrupa Komisyonu tarafından Brüksel’de düzenlenen 2010 SME Week Summit’te Türkiye’nin en başarılı girişimcisi olarak gösterildim ve ülkemi temsil etme fırsatı buldum. CNBC-e Business dergisi tarafından “2010 Mart sayısı kapak konusu” yılın en başarılı 10 girişimcisi arasında gösterildim. 2011 Aralık ayında Küresel Girişimcilik Zirvesi’nde Türkiye’nin başarılı rol model girişimcilerinden biri olarak gösterildim ve konuşma yapma fırsatı buldum. 2013’de Forbes dergisinin her sene açıkladığı “40 yaş altı 40 yönetici” listesinde yer aldım. Bunun dışında 22 Üniversite, 6 Belediye, 11 Ticaret ve Sanayi Odası, İŞKUR, TSE, Milli Eğitim Müdürlüğü, TOBB,  Bilim ve Sanayi Bakanlığı gibi kurumlardan takdir ve teşekkür plaketleri aldım. 2012-2013 yıllarında 2 Üniversite tarafından yılın genç girişimcisi seçildim.

Girişimci olmayı düşünen gençlere tavsiyeleriniz var mı?

Ben genç yaşta girişimci olma fırsatı yakaladım ve dışardan başarılı bir girişimci olarak gösterildim. Başarılı olmamda en büyük etki çok akıllı olmam veya tuttuğumun altın olması değildi. Teknolojik gelişmelerle birlikte günümüzde ticaret yapmak çok kolaylaştı. Girişimci olmak isteyen gençlere verebileceğim en büyük tavsiye potansiyellerinin farkına varmaları. Ticaret yapmanın, kendi işini kurmanın daha kolay olduğu bu günlerde bir iş fikirleri varsa mutlaka denemeliler. Artık her genç üniversite ve yabancı dil eğitimi alabiliyor, teknolojik gelişmelerle bilgiye çok kolay erişiyor. Ticaret hayatına atılmaları durumda dünyadaki her insan potansiyel müşterileri olabiliyor. Yüce önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Bütün ümidim gençliktedir.” 

Son olarak ilerisi için hedefleriniz neler?

Ticaret hayatına atıldığımda en büyük hedefim ve hayalim ihracat yapmaktı, benim için çok zor görünen bir kavramdı. 8 ay sonra ilk ihracatımı gerçekleştirdim. Sonra yeni bir hedef belirledim o da aynı yıl içinde gerçekleşti. Kendi kendime dedim ki hedeflerimde, hayallerimde bir problem mi var acaba? Artık belli bir hedef koymamaya başladım kendime, elimden geldiğince çalışıp şirketlerimi büyütmek için uğraşıyorum. Akla yatkın hayaller kurmaya çalışıyorum çünkü biliyorum ki bir gün hayallerim hayatımın bir parçası olabilir.