Ayın Röportajı bölümümüz için bu ay Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adil Sani Konukoğlu ile söyleşi yaptık.

Röportaj: Emel Lakşe

Kentleşmenin giderek daha büyük bir hız kazandığı günümüz dünyasında büyük şehirler arasındaki rekabetin de aynı oranda hızlandığını görüyoruz. Gaziantep bu rekabet ortamında, Türkiye genelinde ve bölge özelinde nerede duruyor?

İlkçağdan bu yana ticaretin izlerini taşıyan ve İpekyolu’nun geçiş noktasında yer alan Gaziantep, tarih boyunca birçok medeniyet için önemini koruyan bir merkez olurken, bugün de gelişmiş sanayisi ve ticaret yapısıyla Türkiye ekonomisinin en önemli lokomotif güçlerinden birisidir.

Çalışkanlığın ve girişimciliğin simgesi olan Gaziantep, her zaman Türkiye’nin önüne yeni ufuklar koyan, her zaman Türkiye ekonomisinin iki katı büyüyen bir şehirdir.

Türkiye’nin altıncı büyük ekonomik kenti olan Gaziantep, aynı zamanda geçen yılsonu itibariyle en fazla endüstriyel tasarım başvurusunda ikinci, en fazla marka ve patent başvurusunda altıncı, en fazla ihracat yapan altıncı şehir konumundadır.

Şehrin dört bir tarafı sanayi bölgeleriyle çevrilidir. Bugün 43 milyon metrekareye ulaşan Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi (OSB), Türkiye’nin en büyük sanayi bölgesi konumunda bulunmaktadır. 5 ayrı bölgeden oluşan Gaziantep OSB’de toplam 925 fabrika faaliyet göstermekte, bir yandan da onlarca fabrikanın inşaatı devam etmektedir.

Gaziantep dinamik ekonomisi ve yaptığı yatırımlarla, çevre illerden de göç edenlerin çekim merkezi haline gelmiştir. Yoğun göç almasına rağmen, sanayide ve ticarette önemli istihdam olanakları yaratmaktadır. Şehrimizde sigortalı çalışan sayısı geçen yıl yüzde 3,9 artış göstererek 272 bini, bildirge veren işyeri sayısı ortalaması yüzde 4 artış göstererek 29 bini geçmiştir.

Gazi şehrimizin bu başarının en önemli unsurlarından birisi reel sektördür. Özellikle işin üretim ayağını üstlenen sanayi şirketleri, şehrimizin ekonomik büyümesinin temel belirleyici gücünü oluşturmaya devam etmektedir. İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan ‘’’Türkiye’nin 1000 Büyük Sanayi Kuruluşu’’ arasında Gaziantepli 55 firmanın, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin açıkladığı ‘’Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçı Firma Araştırması’’ içerisinde Gaziantepli 62 firmanın yer alması bunun en önemli göstergelerinden birisidir.

Gaziantep ekonomisinin öncü sektörleri hangileridir?

Gaziantep, sektörel çeşitlilik ve üretilen ürün zenginliği açısından sayılı iller arasında yer almaktadır. Tarımsal sanayi ve hububat ürünleri, halı, tekstil ve hammaddeleri kimyevi maddeler ve mamulleri, mobilya ve orman ürünleri, makine ve aksamları, hazır giyim ve konfeksiyon, dokusuz kumaş, deri ve deri mamulleri başta olmak üzere ilimizde yüzlerce çeşit ürün üretilmekte ve dünyanın dört bir yanına ihraç edilmektedir.

Türkiye’de ‘’Orta gelir tuzağı’’ olarak adlandırılan ve kişi başına milli gelirin 10 bin dolar civarında patinaj yapmasına neden olan sarmaldan kurtulabilmek için yüksek katma değerli ürünlere yönelen bir sanayi politikası ve ihracatı teknolojik ürünler lehine değiştiren bir yapının tesis edilmesi gerekmektedir.

Gaziantep’in 2023 yılı hedeflerinden birisi de ‘’katma değeri yüksek teknolojik ürünlerin üretim üssü’’ olmaktır. Önümüzdeki dönemde Gaziantep’in emek gücü yoğun işlerden biraz daha emek gücü az, teknolojik işlere yönelmesi için çaba sarf ediyoruz. O yüzden de ‘’Marka Şehir Gaziantep’’, ’’İnovasyon Vadisi Gaziantep’’, ‘’Ar-Ge’de Gaziantep Atılımı’’ gibi projeleri yürütüyoruz. Gaziantep’te farklılık yaratacak, teknolojimizi üst düzeye çekecek, mümkün olduğu kadar makine sanayini ön plana çıkaracak çalışmalar yapıyoruz. 2023 yılı için koyduğumuz hedeflere ancak katma değeri yüksek ve ileri teknolojiye dayalı ürünlerle ulaşabileceğimize inanıyoruz.

Üyeleriniz arasında yaklaşık kaç KOBİ bulunuyor?

Gaziantep Sanayi Odası (GSO), 1989 yılında kurulmuştur. Kurulduğu tarihten beri hizmet kalitesini sürekli iyileştirmeyi kendine amaç edinerek kendi kurumsal gelişimini sağlamış, kazandığı birikimlerle üyelerinin önünü açacak projeler gerçekleştirmiştir.

278 kurucu üye ile yola çıkan Odamızın, şu anda 4 bin 102 üyesi vardır. Üyelerimiz arasında yaklaşık bin 500 KOBİ bulunmaktadır.

KOBİ’lerin en çok karşılaştıkları sorunlar neler ve bunların aşılması için ne gibi önlemler alınmalıdır?

Gelişmekte olan ülkelerde KOBİ’ler, işsizliğin azaltılması ve yeni istihdam alanlarının yaratılmasında oynadıkları rolleri, dengeli ekonomik ve sosyal kalkınmanın sağlanması ve sürdürülmesine yaptıkları olumlu katkıları ve piyasa koşullarında meydana gelen değişmelere hızlı uyum sağlayabilen esnek üretim yapısına sahip olmaları itibariyle etkili bir rol oynamaktadır.

Türkiye’de ekonominin bel kemiğini oluşturan KOBİ’ler, yatırımlarda, istihdamda, yaratılan katma değerde, toplam satışlarda ve ihracatta önemli bir paya sahiptir. Gaziantep’te yoğun olarak KOBİ’lerin bulunduğu illerden birisidir.

KOBİ’lerin öncelikli sorunu öz kaynak yetersizliği ve kredi teminindeki güçlüklerden oluşan finansal sorunlardır. Yapısal, yönetim, üretim ve yeni teknolojilere uyum sorunları, düşük kapasiteyle çalışma, tedarik ve stoklama, teknik yardım, pazarlama ve rekabet, yeni yatırım yapamama, yasal düzenlemelerde yetersizlik gibi sorunları da vardır.

Ekonomik açıdan önemi ortada olan KOBİ’lerin, problemlerinin çözümüne yönelik temel politikaların geliştirmek ve uygulamak, ayrıca Ar-Ge, inovasyon, marka oluşturma ve tasarım gibi rekabet gücü artırıcı noktalarda etkin mekanizmalar oluşturmak önemlidir.

Maliyetler üzerindeki en büyük payı oluşturan işçilik, enerji ve vergi konularında KOBİ’ler ve yeni girişimciler için kolaylaştırıcı ve destekleyici düzenlemeler yapılmalıdır. KOBİ’lere yeni makine-teçhizat alım desteği sağlanmalıdır. Finansmana erişim sıkıntısı yaşayan KOBİ lere, düşük faizli ve uzun vadeli işletme sermayesine yönelik finansman kaynakları oluşturulmalıdır.

 
Oda olarak girişimcilere ve girişimci adaylarına eğitim desteği veriyor musunuz?
 
Girişimcilik, günümüzün en büyük sosyal ve ekonomik güçlerinden birisidir. Ülkelerin ekonomik anlamda büyümesi ve gelişmesi o ülkenin girişimcilik kültürünün gelişmesi ile mümkün olmaktadır. Son yıllarda özellikle girişimcilik faaliyetlerine yönelik ilginin artması girişimciliğe verilen önemi daha da arttırmıştır. Bu bağlamda, ülkemizde girişimciliğin gelişmesi için girişimcilik eğitimlerine ayrı bir önem verilmektedir.

Girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmak ve girişimci sayısını artırmak amacıyla GSO’da da her yıl yaklaşık 150 kişiye girişimcilik eğitimleri verilmektedir. Eğitim KOSGEB girişimcilik yönetmeliği uygulama, usul ve esaslarına göre gerçekleştirilmektedir. Bu eğitimler, ‘’girişimcilik niteliklerinin sınanması, iş fikri geliştirme ve yaratıcılık egzersizleri, iş planı kavramı ve öğeleri (pazar araştırma, pazarlama, üretim, yönetim ve finansal planlar), iş planı öğelerinin pekiştirilmesine yönelik atölye çalışmaları, iş planının yazılması ve sunumunda dikkat edilecek hususlar’ gibi esasları kapsamaktadır.

Bu eğitimleri tamamlayan katılımcılar, KOSGEB girişimcilik destek programına başvuru yapmayı hak kazanmaktadırlar. Odamızda, Ağustos ayına kadar 100 kişiye yönelik girişimcilik eğitimleri devam etmektedir.

Bu arada, Odamızda 22 grup olmak üzere toplam 534 kişiye girişimcilik eğitimi ve sertifikası verilmiştir.
 
Odanız desteğiyle gerçekleşen eğitimlerinizden biri de kadınlara yönelik forklift kullanma kursu. Böyle başka ilginç eğitimleriniz de var mı?
 
Sanayi Odamız öncülüğünde, Türkiye’de ilk kez bayanlara yönelik simülatörlü forklift operatörlüğü kursu düzenledik.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, TOBB Gaziantep Kadın Girişimciler Kurulu, Gaziantep Teknopark, Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu, TÜBİTAK Marmara Teknokent, Kadın ve Demokrasi Derneği Gaziantep Temsilciliği ve Sanlab Simulatör işbirliğinde gerçekleştirilen bu kursumuzda, 30 Türk ve Suriyeli bayana teorik ve simülasyonlu eğitimler verildi. Eğitimler, teorik ve pratik olarak gerçekleştirildi.

Oda olarak birçok eğitim düzenliyoruz. Forklift operatörlüğü kursu da bayanların istihdam edilmesi noktasında çok önemli görüyoruz. Gaziantep’in ve Türkiye’nin üretim ve ihracat çıtasını daha yukarılara çıkartmak için bayanların iş hayatına daha fazla katılması gerektiğine inanıyoruz. Önümüzdeki dönemlerde, Gaziantep sanayisinin ihtiyacına göre bu tür eğitimleri yapmaya devam edeceğiz.
 
Gaziantep ilini ihracat rakamları bakımından değerlendirirseniz bize neler söyleyebilirsiniz?
 
Küresel piyasalardaki olumsuzlar ve siyasi belirsizliklerin gölgesinde geçen 2015 yılı, Türkiye ihracatı açısından zorlu geçmiştir. Özellikle Ortadoğu coğrafyasında yaşanan çalkantıların yanı sıra Rusya ile gerginlik hem ülke ihracatımızı hem de bölgemizdeki bütün şehirlerin ihracatını olumsuz etkilemiştir.

Bütün bunlara rağmen Gaziantep, 2015 yılında en fazla ihracat yapan 10 il arasında altıncı sıradaki yerini korumuş, ayrıca ihracatı en az oranda düşen şehir olmuştur.

Gaziantep, 2015 yılında toplam 6 milyar 270 milyon dolar ihracat gerçekleştirmiştir. Bu arada 2016 yılı ilk ayında ihracatta düşüşe karşın, Şubat ayı ihracatını yüzde 11.6, Mart ayı ihracatını yüzde 14.1 ve Nisan ayı ihracatını yüzde 1.7 artırmayı başarmıştır. Mayıs ayında en fazla ihracat yapan ilk 10 il içerisinde Ankara’yı tekrar geçerek beşinci sıraya yükselen Gaziantep’in, Ocak-Mayıs 2016 dönemi toplam ihracatı 2 milyar 592 milyon dolar seviyesine çıkmıştır.

İhracatta hiçbir zaman geldiğimiz noktayı yeterli görmedik, sürekli yeni pazar arayışı içerisinde olduk. 1997 yılında 80 olan ihracat yaptığımız ülke sayısını bugün 174’e çıkardık. ‘’Alternatif pazarlar’’ stratejimiz sayesinde, hem ihracat rakamlarımızı artırırken hem de pazar çeşitlemesiyle olası krizlerin etkisini hafifletmiş olduk. Bundan sonraki süreçte de Gaziantep ihracat ailesi olarak, ürün çeşitlendirmesine ve dış ticarette yeni rotalar belirlemeye devam ederek, dünya ticaretinden aldığımız payı daha fazla artırmanın gayreti içerisinde olacağız.