KOBİ KOBİ Türkiye'de bu ay Ankara'dayız. Burada faaliyet gösteren Caner Medikal'in kurucusu Sayın Ahmet Şahlan ile birlikteyiz.
 
1) Bize kuruluş hikayenizi anlatabilir misiniz?

1968 yılında Ankara İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisi 3.sınıfta öğrenciyken Posta Caddesi Modern Çarşı’da deney tüpü satarak başladım. Daha sonra medikal bir firma kurdum ve bu şekilde devam ettim. Mezun olduktan sonra da bu işime devam ettim. Aynı zamanda deney tüpünün yanında hastane demirbaş eşyaları satan bir firmaya ortak olarak 1996 yılına kadar bu işimi sürdürdüm. 1996 yılında ortak olduğum firmadan ayrılarak, Isparta Organize Sanayi ‘ de mobilya firması kurdum. Bu kurduğumuz mobilya firmasını, iki oğlumla beraber yurt içi ve yurt dışı faaliyetler olmak üzere sürdürmeye devam ediyoruz. Bu faaliyetimiz genelde projeli ve toplu ihale işleri, Devlet Malzeme Ofisi kataloğu, banka şubelerin donanımı, yeni yapılan binaların komple donanımını yapıyoruz. Yurt dışında özellikle Avrupa birliği projelerinin ihalelerini alarak bu projeleri tamamlayarak bugüne kadar yaptığımız işleri başarılı bir şekilde sürdürerek devam ettirmekteyiz.

2) Kuruluş aşamanızda yaşadığınız zorluklar var mı? Varsa nelerdir?
 
Tabii karşılaştığımız zorluklarda kolay değil. Türkiye ‘de özel sektörde bir işe başlamak zor. Evvela kendinizi kabul ettirmeniz lazım piyasaya, özellikle finansmanda karşılaştığımız sıkıntılar oldukça çoktu.  Çünkü finansman sağlamak kolay değildi her önüne gelene finansman verilmiyordu. İlla bir karşılığı birtakım garantiler bekleniyordu. Sizin gayretiniz, fikriniz, çabanız önemli değildi ama bugün bunlar kısmen önlenmiş durumda.
 
3) Bünyenizde kaç kişi çalışıyor? Kaç kişi istihdam ediyorsunuz?
 
Şu anda toplam 70 civarında çalışanımız var. Fabrikada yaklaşık 50 kişi çalışıyor. Ankara depomuzda ve ofisimizde de toplam 18-20 kişi çalışıyor. Ben ve iki oğlumda yönetici olarak işimizin başındayız.
 
4) İhracat yapıyor musunuz?
 
Tabii ihracatlarımız oluyor. Özellikle aldığımız Avrupa Birliği ve Dünya Bankası  projelerinde bugün Hırvatistan’dan  Afganistan’a kadar  53 tane proje bitirdik. Yurt içinde de yaklaşık 5-6 tane devam projemiz var. Bunların karşılığını döviz olarak almaktayız.  İhracat olarak Avrupa Birliği projelerini sayabiliriz. Geçen sene 3,5 milyon avro civarında bir Avrupa Birliği projesi tamamladık. Bu sene de sürmekte olan 1,5 avroluk devam eden Avrupa birliği projemiz var. Bundan sonrada devamı gelebilir.
 
5) Bankalarla iş birliğiniz oldu mu?
 
Tabii şuanda bankalarla finansman sağlama konusunda hiçbir sıkıntımız yok çünkü firmamızın itibarlı bir hale geldiğini düşünüyoruz. Bankalar kredi verme konusunda devamlı kapımızı çalıyorlar ve hiçbir destekten geri kalmıyorlar.  Çünkü verilerimiz bu desteği hak ediyor ve bankalarda bu konuda her zaman kapılarını bize açıyorlar, o bakımdan müteşekkiriz. Özellikle Halk Bankası bizim temel sanayileşmemizde ve kuruluşumuzda çok büyük destek sağlamıştır. Yola onunla başladık ve onunla halen bu işi sürdürmekteyiz.
 
6) Bu sektöre yeni girecek olanlara bir tavsiyeniz var mı?
 
Tabii ki gençler için şunu söylüyorum, öncelikle bu işin mutfağında çok ciddi bir şekilde zaman mefhumu olmadan kendilerini vermeleri lazım. Ham madde alımından, imalat, pazarlama ve bu pazarlama neticesinde paralarının tahsiline kadar bizzat ilgilenmeleri lazım çünkü her noktada bu işin sahibi olacak genç arkadaşımız her safhasını çok iyi öğrenmeleri çok iyi kavramaları lazım. Onun için başka işlere zaman ayırmadan, bu işi kavrayana kadar iyi zaman ayırmalarını tavsiye ederim.
 
Röportajımızın video haberine buradan ulaşabilirsiniz.