KOBİ KOBİ Türkiye için bu ay İstanbul, Sefaköy’deyiz. Konuğumuz Çeşit Mensucat'ın ortaklarından Yıldırım Özbilen.
 
BALIK AĞIYLA İŞE BAŞLADI, YEŞİL SAHALARA İNDİ
DEVLERİN KALESİNİ KORUYOR
 

Yıldırım Özbilen 76 yaşında bir sanayici. Türkiye’nin en büyük balık ağı üreticisi. Aynı zamanda derbilerin gizli kahramanı. Geliştirdiği ağlarla Fenerbahçe, Trabzonspor ve Galatasaray’ın kalesini koruyor. Sefaköy’deki 6 bin metrekarelik tesiste spor ağı, güvenlik ağı, kuş ağı, havuz ağı, tarım ağı ve gölgelik üretimi yaptıklarını belirten Çeşit Mensucat’ın ortaklarından Yıldırım Özbilen Türkiye balık ağı pazarının yüzde 20’sini elinde bulunduruyor.

Yıldırım Bey, Çeşit Mensucat’ın kuruluş hikâyesinden bahseder misiniz?

Çeşit Mensucat AŞ, Türkiye’nin ilk naylon balık ağı fabrikası olarak 1962 yılında Mümtaz Özbilen ve oğulları tarafından kuruldu. Aslında iş fikri bir uçak seyahatinde ortaya çıktı. O zamanlar naylon iplik dünyada yeni yeni kullanılmaya başlamıştı. Biz de ‘üç tarafı denizlerle kaplı bir ülkeye sahibiz, neden bunu balık ağında kullanmıyoruz’ dedik. Ağabeyim Fevzi Özbilen Almanya’da bu işin işçiliğini öğrendi. Sonra da fabrikayı kurduk. Çalışmaya 3 tane makineyle başladık. Sahil kasabalarında köy köy gezerek ürünlerimizi anlattık. Bugün 45 makine ile üretim yapıyoruz.

Bilmediğiniz bir sektör, sizin için zor olmadı mı?

Gerçekten zor oldu. Bizim için beş bilinmeyenli denklem gibiydi. El mahareti isteyen, emeği yoğun bir sektör. Biz işe başladığımızda sektör 3-5 ithalatçının elindeydi. İthal ürüne yüzde 5 gümrük vergisi uygulanırken biz yüzde 45 gümrük vergisi ile ham madde ithal ettik. Yurt dışından makine alırken Türk balıkçılığına uygun makine almamız gerektiğini öğrendik. Bütün bu zorlukları aşarak bugünlere geldik. 7-8 sene bir süre sonra ithal ürünlerinin önüne geçebildik. O tarihten sonra da ithalatçılar piyasadan çekilmek zorunda kaldı.


 

İşi kurarken bankalardan finansal destek aldınız mı?

Halkbankası’nın KOBİ kredi desteklerinden yararlandık. Onların bize sağladığı avantajlarla ithalatı daha rahat yapabildik. Ayrıca halkbankkobi.com.tr’ye üyeyiz. Oradaki kredi paketlerinden haberdar oluyoruz. Halkbankası ile çok yoğun bir çalışmamız var. Halkbank KOBİ Gelişim Platformu’nun eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden de yararlanıyoruz.

Fabrikada kaç kişiyi istihdam ediyorsunuz?

Şu anda fabrikamızda 85 kişiyi istihdam ediyoruz.

Yıllık ne kadar üretim yapıyorsunuz?

Sefaköy’de 6 bin metrekare alan üzerinde üretim yapıyoruz. Hamsi balığı, orkinos balığı, gümüş balığı, kılıç balığı, uskumru balığı için özel ağlar yapıyoruz. Sinop’tan İskenderun’a kadar bizim ürünlerimiz kullanılıyor.

Balıkçılık sektörünün, avcılık ve kültür balıkçılığı olmak üzere iki bacağı vardır. Biz firma olarak avcılık tarafına hizmet ediyoruz. Tahmini olarak Türkiye’nin yıllık avcılık ağ ihtiyacı 2.000 ile 2.500 ton arasında değişiyor. Bizim yıllık satışımız ise 280 ton. Yıllık ciromuz ise 12 milyon liradır. 80 milyon liralık büyüklüğe sahip Türkiye balık ağı pazarında yüzde 20 Pazar payı ile lideriz. 

Sadece balık ağı mı üretiyorsunuz?

Shieldnets markası altında güvenlik ve spor ağları da üretiyoruz. Bu iki kategori ciromuz yaklaşık yüzde 20’lik kısmını teşkil ediyor. Kale ağları, kale arkası ağları ve misafir tribün ağları üretiyoruz. Trabzon Hüseyin Avni Aker Stadyumu, Kasımpaşa Stadyumu, Şükrü Saraçoğlu Stadyumu, Samsun 19 Mayıs Tesisi, Galatasaray Metin Oktay Spor Tesisleri’nde bizim ürünlerimiz kullanılıyor. Pek çok okulun voleybol, tenis, basketbol sahalarının ağlarını, kale ağlarını, halı sahaların kapatma ağlarını ve kale ağlarını biz temin ediyoruz. Aynı şekilde paintball sahalarına, güneydeki otellerin golf sahalarına da ağlar bizden gidiyor.


 

İhracat yapıyor musunuz?

Ürünlerimizin yüzde 90’ını iç pazara satıyoruz. Yüzde 10’unu ise ihraç ediyoruz. 1998 senesine kadar yurt dışına daha fazla satış yapıyorduk. Rusya’daki ekonomik krizden sonra maalesef ihracatımız azaldı. 4-5 senedir tekrar ihracata başladık. İhracatımız hızla artıyor.

Gelecekte firmanızı nerede hayal ediyorsunuz?

En büyük hayalimiz dedemizin başlattığı bu şirketin devamını sağlamak. Şu an 3. nesil işin içinde. Çalışanlar da üçüncü nesil. Bu işin devamının gelmesini istiyoruz. Sadece balıkçılık sektöründe değil güvenlik ağı sektöründe de bir numara olmak istiyoruz.

Sektöre yeni girmek isteyenlere tavsiyeniz var mı?

Balık ağı sektörü emek yoğun bir sektör. Hassas bir işçilik gerektiriyor. Bu detayları gözden kaçırmasınlar. Balık türüne uygun makine seçimi çok önemli. Sektör için her zaman Uzak Doğu tehlikesi var, bunu göz önünde bulundursunlar. Ayrıca işe başlamadan önce iyi bir fizibilite yapmalarını tavsiye ederim.