Kesin Makina, Sakarya 1. Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren bir aile şirketi. Özellikle tarım makineleri için parçalar üreten şirketi babalarıyla birlikte yürüten ikiz kardeşler Kenan ve Sinan Cinoğlu ile KOBİ’leri konuştuk.


Röportaj: Emel Lakşe

Bu keyifli sohbetin video-haberini buradan izleyebilirsiniz.
 
Bugün Sakarya 1. OSB’nde Kesin Makina’nın konuğuyuz. Ve bizim konuklarımız da Kesin Makina’nın genç yöneticileri, Kesin Makina’nın da isim babaları diyebilirim, Kenan ve Sinan Cinoğlu kardeşler. Evet girişimcilik öykünüzü sizden dinleyelim. 
 
Sinan Cinoğlu: Biz 1989 yılında Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç ettiğimizde henüz 3 yaşındaydık. Dedem çiftçiydi. Babam Türkiye’ye geldiğimiz zaman çeşitli kuruluşlara, fabrikalara iş başvurusu yaptı ve çok kısa bir süre içinde mesleğine uygun bir pozisyonda işe başladı. Tabii yıllar geçtikçe kendi işyerini kurmak ve bunu geliştirmek arzusu içine girdi. 1995 yılında ilk şirketini kurduğunda küçük bir kesme makinasıyla işe başladı ve ufak matkap uçları ve ufak tefek parçalar satarak ticaretle beraber bu işe devam etti. Babam bizi çok severdi ve bu yüzden Kenan ve Sinan isimlerinden gelen Kesin Makina ismini verdi kurduğu şirkete. Biz o zamanlar Sanayi’ye gidip gelir ve babama yardım ederdik. Hemen hemen okuldan kalan bütün zamanımızı Sanayi’de geçirirdik. Tabii bu lise yıllarında da genç girişimciler olarak iş hayatına yaşıtlarımıza göre çok daha erken başlamış olduk. Bu, üniversite yıllarında da bu şekilde devam etti. Yurtdışında eğitim aldığımız dönemlerde de yarattığımız projeler ve ürün çeşitliliği ile bugünkü 1. OSB Sakarya’da dişli fabrikasında, sektörde önemli bir yer tutuyoruz. Şirketin genel kuruluşu kısaca bu şekilde. 
 
Sizin mesleğiniz de bir kariyer mühendisliğinin sonucu sanırım. Bilmiyorum babanız mı üçünüz birlikte mi karar verdiniz, bize biraz mesleklerinizden bahsetseniz… 
 
SC: Evet, bu şekilde oldu. Ben mekatronik mühendisiyim, kardeşim de Uluslararası İşletme alanında eğitimini tamamladı. Biz şunu düşündük aslında. Bir şirket politikası olarak… Babamın da hep söylediği bir söz vardı, bu sözden yola çıkarak ‘İki kişi 2 bin kişilik sinerji yaratır’ sözüyle biz de içimizdeki o enerjiyi olabildiğince yaymaya çalışıyoruz. 
 
Peki Kesin Makina ne yapar, onu da size soralım…
 
Kenan Cinoğlu: Biz Kesin Makina olarak 1995 yılından bu yana çeşitli aktarma organları, bu kara, hava ve deniz araçlarına aktarma organları yapıyoruz. Ama esas uzman olduğumuz konu biraz daha tarıma dayalı. 
 
Peki ihracat ya da yurtiçi pazarda nerelere mal veriyorsunuz? 
 
KC: Yurtiçi pazarda ana sanayi olarak Hema Endüstri, Başak Traktör, Erkunt Traktör… Daha sonra bunların yanısıra endüstriyel anlamda da aktarma organları yapıyoruz. Mesela bir mermer işlemeden tutun da ağaç işleme sanayiine kadar her sektöre hitap ediyoruz. İhracatımız da var. Almanya ve İngiltere’ye ihracatımızı yaptık. Bu dönemlerde yeni ihracat pazarları araştırıyoruz. Bunun için gerekli yatırımlarımızı da yapıyoruz. 
 
Şirketin finansman ihtiyacını nasıl karşılıyorsunuz?
 
SC: Finansmanı genellikle biz öz sermayemizden karşıladık. Tabii ki bu tür yeni kurulan işletmelerde bu gerçekten çok zor bir süreç oluyor. Daha önceden kredi destekleri kullandık, özellikle yer değişimi sırasında yeni fabrikamızı oluştururken birçok kredi kullandık ama ben KOBİ’lere şunu tavsiye ediyorum: Bankadan çekilen kredileri kendi paraları olarak görmesinler. Bir borç alıyorsunuz ve bunu ödemek zorundasınız. Biz kredi alırken şu şekilde bir yol izledik: Ne kadar gücümüz var ise ne kadar nakitimiz var ise o kadar borçlandık. Dolayısıyla yarın öbür gün kriz ortamında herhangi bir çöküş yaşandığı zaman bir yerlere borçlu kalmadan kendi öz sermayemizle borcumuzu ödeyip yapacağımız yeni yatırımlara emin adımlarla ilerlemek oldu.
 
SC: Şimdi ilerideki hedeflerimiz arasında bizim halihazırda kullandığımız bir laboratuvarımız var, bu laboratuvarı CMM cihazlarıyla, dişli ölçüm cihazlarıyla daha da geliştirip dünya standartlarında ölçüm yapabilmek… Ve önümüzdeki ay bizim Londra’da bir ofisimiz açılıyor. Bu ofisi satış ve kontak ofis olarak düşünüyoruz. Orada yurtdışında okuduğumuz zamanlarda kendi ekibimizi oluşturduk. Bu kişilerle tabii ki ortak çalışarak gerçekleştireceğiz bu projeyi. Daha sonraki yıllarda da önce Avrupa’da dediğim gibi Londra, Almanya ve İtalya işbirliği yaparak, diğer ülkelerle de Fas, Kamerun ve Arjantin dünyanın tabii ki bunlar en büyük tarım ülkeleri. Bu ülkelerde de var olmak istiyoruz. Dönen her yerde dişli üretimi için biz varız diyoruz. 
 
Son olarak tüm KOBİ’lere sorduğumuz bir sorumuz var. Genç girişimciler için veya bu işe yeni başlayanlar için neler tavsiye edersiniz?
 
KC: Küçülen bir dünya ve büyüyen bir pazar var.  Öncelikle bunu iyi analiz etmeleri lazım. Zaten KOBİ’lerin esas avantajlı olduğu durum da bu. 
 
SC: Bir KOBİ’de işi kuran kişi genellikle teknik kafayla düşündüğü için bu yeni nesillere devir süreci biraz geç oluyor ya da hiç olmuyor. Bundan kesinlikle kaçınmaları gerekiyor. Yeni girişimcilere fırsat tanınması gerekiyor. Bizim babamızın yaptığı en iyi iş de bence buydu. Bizi yönlendirmesi eğitim alanında ve işyeri sahasında bence bu işi sevdirmesi çok önemli. KOBİ’lere ben bunu tavsiye ediyorum. Genç girişimcilere fırsat tanınması gerekiyor.