Bu ayki konuğumuz ülkemizin ekonomik açıdan önde gelen şehirlerinden Trabzon’un Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu. Hacısalihoğlu ile Trabzon kentinin ekonomik yapısını, en hızlı gelişen sektörleri, KOBİ ve girişimcilere yönelik faaliyetleri ve alınması gereken önlemleri konuştuk.

Röportaj: Emel Lakşe

Kentleşmenin giderek daha büyük bir hız kazandığı günümüz dünyasında büyük şehirler arasındaki rekabetin de aynı oranda hızlandığını görüyoruz. Trabzon bu rekabet ortamında, Türkiye genelinde ve Karadeniz bölgesi özelinde nerede duruyor?

Trabzon, Türkiye’nin Avrasya pazarına uzanan yüzüdür. Coğrafi konumu itibarıyla bir transit merkez, ticaret kavşağı ve üretim merkezidir. Karadeniz havzası ve Kafkaslara olan yakınlığı ile önemli avantajlar sunmaktadır. Tarihte olduğu gibi bugün de Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan modern ipek yolunun en kısa ve en güvenli hattı Trabzon’dur. Trabzon ili ihracatı son 10 yılda 2,5 kat artarak yüzde 135 oranındaki artış oranıyla 1 milyar doların üzerine çıkmıştır. En çok ihracat yapan il sıralamasında Trabzon ili 81 il arasında 15’nci sırada bulunmaktadır.  Karadeniz bölgesinin dış ticaret merkezi de Trabzon’dur. 2014 yılında Trabzon ilimizden,236 firma tarafından 1 milyar 316 milyon 860 bin 728 dolar tutarında ihracat gerçekleşmiş olup, bir önceki yıla oranla yüzde 14 oranında artış yaşanmıştır. Karadeniz bölgesi illerinden en fazla ihracatı Trabzon ili gerçekleştirmiş olup, 18 ilin bulunduğu Karadeniz bölgesinde birinci sıradadır. Karadeniz bölgesinin toplam ihracatının yüzde 2’si, Doğu Karadeniz bölgesi ihracatının ise yüzde 62’si Trabzon ili tarafından gerçekleştirilmektedir.

Bunlar çok ciddi ihracat rakamları. İhraç ürünleri arasında neler var?

İhraç edilen ürünlerin yüzde 91’i tarım, yüzde 8’i sanayi ve yüzde 1’i de madencilik ürünleri. Ülkemizden gerçekleşen fındık ihracatının yüzde 36’sını Trabzon ili gerçekleştirmekte olup, fındık ihracatında da birinci sıradadır.

Trabzon’da son yıllarda en hızlı gelişen sektör hangisi?

Şunu söylemek lazım ki Trabzon eski Trabzon değil. Oldukça farklıdır; bölgenin lider ili olmakla kalmayıp ülke genelinde de de belli konularda lider konumundadır. Son yıllarda Trabzon büyük bir turizm çıkışı yakaladı.  Başta körfez ülkeleri turistlerinin dikkatini çeken bölgenin kongre, kurvaziyer, sağlık, eğitim ve doğa ve yayla turizminin bölgede çok geliştirilmektedir.

Trabzon’da arazi olmamasına rağmen birçok alanda başarılı çalışmalar sağlanmaktadır. Buna örnek olarak yaş sebze ve meyve ihracatında Türkiye’nin liderliğini yakalamıştır. Türk fındığının yüzde 10’unu üreten Trabzon Türkiye’nin fındık ihracatının yüzde 40’ını ihraç etme başarısını göstermektedir.

Trabzon’da hizmet sektörü en hızlı gelişen sektörlerin başında gelmektedir. Hizmet sektörü içerisinde özellikle turizm sektörü ve turizm yatırımları öne çıkmaktadır. Buna paralel inşaat sektöründe yakın zamanda hızlı bir çıkış yakalanmıştır. İnşaat sektöründe de büyüme gözlenmektedir.

İl ekonomisinde sanayi yatırımlarında da gözle görülür bir artış sağlanmaktadır. Metal ve metal işleme ve yan sanayi, gıda işleme ve paketleme sanayi alanlarında olumlu gelişmeler yaşanmaktadır.

Trabzon ticareti her yıl yüzde 14-17 aralığında değişen oranlarda artış kaydetmektedir. Bu değeri ile ülke ortalamasının üzerinde bir seyir vardır. Ticaretin gelişmesi özellikle komşu ülkeler ve bölgenin merkezi kimliğinin alış veriş merkezi olarak Trabzon’u tercih etmesinin etkisi yüksektir. Bölgenin en önemli ihracat merkezi olan Trabzon tarım ürünleri, yaş sebze ve meyve, maden ürünleri, inşaat malzemeleri başta olmak üzere başta komşu ülkeleri olmak üzere dünya genelinde 100’ü aşkın ülkeye ihracat yapma başarısı gösteriyor.

Trabzon’da yaklaşık olarak kaç KOBİ bulunuyor ve ağırlıklı olarak hangi sektörlerde faaliyet gösteriyorlar?

Trabzon’da sadece sanayi sektöründe faaliyet gösteren 1400 civarında KOBİ bulunmaktadır.  Bunlar ilde bulunan 3’ünde yatırıma hazır 4 organize sanayi bölgesi ve irili ufaklı sanayi sitelerinde veya bağımsız alanlarda faaliyetlerini sürdürmektedirler. 2015 yılının Mart ayında 15 bin 271 mükellef tarafından yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmiştir. Verilen yıllık gelir vergisi beyannameleri ile 220 milyon 625 bin 118 TL matrah beyan edilmiş ve bu tutar üzerinden 52 milyon 587 bin 207 TL gelir vergisi tahakkuk ettirilmiştir. Kurumlar vergisinde ise beyanname verme dönemi olan Nisan ayında 4.181 mükellef tarafından beyanname verilmiştir. Verilen beyannamelerde 556 milyon 576 bin 302 -TL matrah beyan edilmiş ve bu matrah üzerinden 109 milyon 208 bin 517 TL kurumlar vergisi tahakkuk ettirilmiştir.

KOBİ’lerin en çok karşılaştıkları sorunlar neler sizce ve bunların aşılması için ne gibi önlemler alınmalı?

Gerek ülkemizde gerekse ilimizde KOBİ’lerin karşılaştıkları sorunların başında altyapı eksiklikleri gelmektedir. Üretimlerin yurt içi ve yurt dışı pazarlara ulaştırılmasında lojistik ve altyapı imkanları KOBİ’lerimizin büyümesini, karlılığını ve verimliliğini artıran en önemli etkinlerin başında gelmektedir. Ülkemizin ve bölgemizin bulunduğu coğrafi konumun Avrasya bölgesinde ve İpekyolu güzergâhında KOBİ’lerimize büyük ticaret avantajları sunmaktadır. Bu anlamda uluslararası ticareti kolaylaştırıcı bürokratik hizmetlerin yanı sıra finans ve tanıtım zorlukları da yaşanmaktadır. KOBİ’lerimizin nitelikli iş gücü temininde karşılaştıkları zorluklarda bir diğer sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.  Dileğimiz KOBİ’lere altyapı, lojistik, bürokratik düzenlemeler, uluslararası ticareti kolaylaştırıcı destek ve önlemler ve teşvik edici finansman destekleri, nitelikli işgücü sorunlarına kalıcı ve sürdürülebilir çözümler sağlamaktır. Özellikle ülkemizin üretim gücü ve maliyetlerini etkileyen yüksek enerji giderlerinin uluslararası pazarlarımızda rakiplerimiz ile rekabet edebileceğimiz sevilere çekilmesinde teşvikler uygulanmalıdır.  Bu teşvikler stratejik sektörlere göre belirlenmelidir.

 
KOBİ’lerin finansmana erişmedeki sıkıntılarını nasıl aşabileceklerini düşünüyorsunuz?

KOBİ’lerin finansmana erişmede yaşadıkları sıkıntıların aşılmasında meslek örgütleri, birlik, oda ve borsalar ile iş birliğinde atılacak adımların faydası olmaktadır. Bu sektör temsilcilerinin önerileri KOBİ’lerin doğru yöntemlerle finansmanlarına da katkı sağlayacaktır.

Ülkemizdeki KOBİ’lerin büyük bir kesitinin kullandığı KOSGEB gibi kurumların aracılığı ve faiz desteği imkanları sahada büyük ilgi görmektedir. Bu modelin devamında fayda görmekteyiz. Bu anlamda Kredi Garanti Fonu’nun KOBİ’lerin finansmana erişiminde önemli rolleri olabiliyor. Yine ihracatta Eximbank uygulamalarının da önemli payı bulunuyor.

Özellikle düşük faizli ve uzun vadeli uluslararası finansmanların ülkemizdeki KOBİ’lere açılmasında bankalarımızın aracı rolü üstlenmesinde de büyük fayda görmekteyiz. Yenilikçi ve teknolojik ürünlerin finansmanında, yenilenebilir enerji kaynakları veya uluslararası iş birliklerini teşvik edici finansmanların hayata geçirilmesinde devlet, sivil toplum ve özel sektör iş birliğinde çözüm modelleri üretilebileceğini düşünüyorum.

İlinizde genç girişimcilerin ve kadın girişimcilerin oranı hakkında neler söyleyebilirsiniz? Odanızın bu girişimci gruplarına destek anlamında ayırdığı özel kotalar var mı?

Trabzonlular, Karadenizliler girişimci ruhu yüksek insanlar topluluğu olarak tanımlanmıştır. Kendi bölgesinde zorluklarla mücadele sonucu girişimci kabiliyeti kazanırken diğer yandan da ulusal ölçekte ve global planda kendini var etmeyi başarabilen bir girişimci profiline sahiptir.

Odamızın çalışmaları arasında girişimcilik özel bir yer tutmaktadır. Bu anlamda yakın zamanda bünyemizde verilen eğitimlerle 3000’i aşkın girişimci yetiştirildi. Girişimciliğin ülkemizde ve bölgemizde yayınlaştırılması amacıyla ulusal destekler ve uluslararası girişimcilik merkezleri ile bağlantılar sağlandı. Odamız bünyesinde Girişimcilik Merkezi kuruldu.

Üst birliğimiz TOBB’un Genç ve Kadın Girişimciler İcra Kurulları odamız tarafından benimsenmiş ve ilk teşekkül ettirilen iller arasında yer alınmıştır. İŞKUR, KOSGEB ve üniversitelerle dayanışma halinde girişimciliğin geliştirilmesi için çalışmalarda bulunulmuştur. Gerek genç gerekse kadın girişimcilerin hayata kazandırılmasında atölye destekleri oluşturulmuştur. Kanaviçe Sokak projesi ile kadınların emeklerinin değerlendirilmesinde pozitif ayrımcılık uygulamalarına önderlik yapılmıştır.

Günümüzde bir işletmenin olmazsa olmazı teknolojidir. Bu çerçevede AR-GE ve KOBİ ilişkisi için neler söylemek istersiniz?

Her şeye rağmen Ar-Ge ülkemizde yeni bir kavram ve KOBİ’ler için büyük fırsatlar içeriyor. Ülkemiz 2023 Vizyon belgesinde işaret edildiği gibi yeni dönemde yüksek teknolojik ürünler veya katma değeri yüksek ürünlere öncelikler sağlanmaktadır. Bu konuda Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı stratejik planlarında ülkemizde teknolojik ürünlerin üretimine öncelik tanımaktadır. Bu konuda KOBİ’lerimizin Ar-Ge’ye yönelmeleri desteklenmektedir.

Ar-Ge, KOBİ’lerimiz için yüksek maliyet oluşturmakla beraber bu alanda başarılı olmuş KOBİ’lerimiz örnek teşkil etmektedir. Üniversitelerimizin sanayicileri ile bir araya geldiği Teknoloji Geliştirme Bölgeleri, Tekmer ve TÜBİTAK gibi kurum destekleri ve iş birliklerinin önümüzdeki süreçte KOBİ’lerimizin ile daha derin ilişkiler geliştirmelerinde fayda olduğunu düşünüyoruz. Avrupa Birliği başta olmak üzere uluslararası hibe fonları da KOBİ’lerimiz için fırsat yaratmaktadır. Ancak tüm bu fırsatların KOBİ’ler tarafından değerlendirilmelerinde sorunlar yaşandığı gözükmektedir. KOBİ’lerin daha rahat ve esnek çalışma modellerine eğilimleri olduğu, zorlu ve yoğun prosedür içeren çalışmalara uyum gösteremediği gözlemlenmektedir. Bu alanda ilişkiyi artıracak basitleştirici adımlara ihtiyacımız vardır. Özellikle sahada ve pazarda olan KOBİ’lerin üretimlerinde ki AR-GE’lerine sıfır bürokrasi uygulanmalıdır. KOBİ’lerin bilgi birikimi AR-GE’ye aktarılmalıdır.

Öte yandan üniversitelerimizden mezun olan mühendisleri KOBİ’lerde istihdam ederek AR-GE’yi artıran çalışmalara adım atılmalıdır. Uluslararası Ar-GE kuruluşları ile daha etkili bağlar kurulmalıdır. Bu kapsamda Odamızın çalışmaları arasında yer alan İnovasyon ve Biyoteknoloji Merkezi Projesi, Yatırım Adası, Peynir Altı Suyu Tozu Üretim Tesisi Projesi, Gemi İnşa Sanayi-Üretim Destek ve Ar-Ge Merkezi Projeleri faaliyetleri Ar-Ge içermektedir.

Dünyada gelişmelere paralel olarak inovasyon alanında ciddi bir çalışma yürütülmüş, üst birliğimiz Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Trabzon’a İnovasyon ve Biyoteknoloji Merkezi kurulması protokolü imzalanmıştır. Bu alanda ulusal ve uluslararası işbirliklerimiz ile yatırım süreci devam etmektedir.

Bölgemizi inovasyona hazırlamak için ortaöğretim seviyesinde Küçük Mucitler yarışması 7. kez hayata geçirilmiştir ve 2015 etabı halen devam etmektedir. Üniversite öğrencileri, akademisyenler ve iş dünyasından çok geniş bir katılım ile “Fikirden Projeye Tut Elimden” projesinin 2.’sine başvuruları almaktayız. Birincisinde başarılı bulunan ticarileşebilen 16 proje ülkemize kazandırıldı. Mezun mühendislerimize, akademisyenlere ve sanayicilerimize Trabzon Teknoloji Geliştirme Merkezi’nde Odamızın kurduğu inovasyon merkezinde üst düzeyde teknik eğitimler veriliyor. Yeni teknolojileri hedef alan bu merkezde 9 patent başvurusu sağlandı.

 
Trabzon ekonomisinin daha da gelişmesi için devletten ya da özel sektörden ne gibi desteklere ihtiyacınız var?

Oda olarak Trabzon’da paydaş kurumlarımız ile oluşturduğumuz projeler sadece Trabzon’un ve bölgenin gelişmesini hedefledikleri gibi ülke ekonomisine artı değer oluşturmayı öngörmüştür. Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası 7 Haziran 2015 genel seçimleri öncesinde siyasi parti ve milletvekili adaylarına yönelik olarak Trabzon’un ortak beklentilerini belirledi. Hazırlanan raporun ilk bölümünde Trabzon adına 8. Türkiye Ticaret ve Sanayi Şurası’na sunulan 9 maddeye yer verildi. Rapordaki 9 madde başlığı şöyle: Doğu Karadeniz Endüstri ve Yatırım Adası, Demiryolu, Güney Çevre Yolu, Trabzon Havaalanının Kapasitesinin Büyütülmesi ve İkinci Pistin Yapılması, Trabzon’a İkinci Devlet Üniversitesinin Kazandırılması, Dört Mevsim Turizm (Yayla, Spor, Sağlık, Kış), Fındık, Çay, Doğalgaz.

Trabzon Gelişim Stratejisi çalışması kapsamında ki konular ise 8 başlıkta toplandı: Ulaşım-Dış Ticaret, Ticaret-Sanayi, Tarım Hayvancılık-Balıkçılık, Eğitim-Spor, Kent ve Kentsel Dönüşüm, Güvenlik, Turizm, Sağlık.

Devam eden 4 Proje şöyle: İnovasyon ve Biyoteknoloji Merkezi Projesi, Yatırım Adası, Peynir Altı Suyu Tozu Üretim Tesisi Projesi, Gemi İnşa Sanayi-Üretim Destek ve Ar-Ge Merkezi Projesi

Ayrıca kamu, sivil toplum ve özel sektör temsilcilerinin katılımı ile oluşturulan Trabzon Gelişim Stratejisi 2023 çalışmasının en öncelikli beklentilerini de içermektedir. Öte yandan Doğu Karadeniz Kalkınma Planı (2014-2018)’nda yer verilen bölge beklentileri bulunmaktadır.

Trabzon’da birlik ve bütünlüğün sağlandığı ve ortak çalışma anlayışının benimsendiği, bütün yerel dinamiklerin hemfikir olduğu projeler sadece bu bölgeye değil Türkiye’nin geleceğine, 2023 hedeflerine ciddi katkılar sağlayacak önem ve değerde bilimsel projelerdir. Sadece lokal ve bölgesel hedefleri olmayan ulusal ve uluslararası hedefleri kapsayan projelerdir.

Trabzon’un beklentileri olan projelerin büyük bir bölümü ülkemizin uluslararası alanda ulaşım ve lojistik gücünü artıracaktır. Ar-Ge ve inovasyon içeren yüksek katma değerli ürünler üreten altyapıları ülkemize katmayı sağlamaktadır. Bunların tümü istihdam ve ihracata katkı veren altyapılardır. İlimiz, ülkemize yüksek döviz girdisi getiren sektörlerde yeni yapılanmaları ve stratejileri belirlemektedir.