Ayın Röportajı’nın konuğu Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şerafettin Aşut’la, ilin Türkiye ekonomisindeki yerini, bölgedeki KOBİ’lerin sorunlarını ve çözüm yollarını konuştuk.
 
Röportaj: Emel Lakşe 
 
Güçlü bir sanayi ve ticaret kenti olarak Mersin’in Türkiye ve bölge ekonomisindeki yerinden bahseder misiniz?

Dünyada artık ülkeler değil, bölgeler ve kentler rekabet ediyor. Her geçen gün dünyadaki demografik yapı ve kentleşme oranı değişiyor. Sanırım, 50 yıl içinde artık dünyanın büyük kısmı kentli olacak. Bu da yeni tüketim alışkanları, yeni tüketici profili ve yeni talepler demek. Elbette kentleşen dünyanın daha teknoloji temelli, daha bilgi ve iletişim temelli, yani daha dijital bir dünya olacağı kesin. Bundan dolayı Mersin olarak bu vizyona uygun bir büyüme stratejisi kurmaya çalışıyoruz. Analog değil dijital bir Mersin hayal ediyoruz. Yani, gerek üretimde gerek ticarette gerekse hizmetler sektöründe yüksek teknolojili bir felsefeyi kurmaya çalışıyoruz. Malum son iki üç yılın en çok konuşulan Endüstri 4.0 devrimini ıskalamadan, bunu her sektörümüze yaymaya, girişimcimizi bilinçlendirmeye ve bunu sağlayacak olan ortak ileri teknoloji alt yapısını kurmaya çalışıyoruz. Örneğin imalatta bir devrim olan üç boyutlu tarayıcı ve yazıcıyı sektörün hizmetine sunan bir Ar-Ge laboratuarı kurduk. Kentleşen dünyayı besleyecek olan tarım ve gıdada verimliği arttıracak ve bu sektörü yüksek teknolojiye entegre edecek olana tarım-gıda teknoparkı faaliyetini Valiliğimizin öncülüğünde başlattık. Teknoparkımız bilişim sektöründe, yazılım alanına ihracatçı olmaya başladı. Ve bu süreci e-ticaret, e-ihracat, e- lojistik gibi kavramları yaygınlaştırarak yeni dijital dünyanın ve smart ekonominin bir parçası olma hedefimiz var. Biz rekabeti burada görüyoruz ve buna göre hazırlanıyoruz.  Mersin’in her yıl artan orta üstü ve yüksek teknolojili ihracat rakamları doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Mersin tarımda, sanayide, lojistikte bölgenin ve ülkenin öncü bir kenti. Ama tüm bunları, bu öncü sektörlerimizi yüksek teknolojiye, internet ve yazılımın payanda olduğu bilgi ve iletişim teknolojilerine, yani endüstri 4.0’a entegre etmek temel hedefimizi olacaktır. Mersin olarak bölgenin katma değer yaratan bir ekonomisiyiz ama ileri teknoloji entegrasyonu olmadan işin sadece hamallığını yapan bir kent oluruz.
 
İlinizin lokomotif sektörü nedir?

Mersin’de öncü sektörün adını vermek zor, çünkü eşdeğer önemde sektörlerimizi var. Ancak, elbette mükemmel iklimimiz, bereketli topraklarımız ile tarım bizim hayati bir sektörümüz. İstihdamın büyük kısmını oluşturan bir sektör. Sanayi en az tarım kadar önemli. İhracat anlamında birinci sektörümüz ise sanayi ürünleridir. Lojistik en az diğerleri kadar güçlü olduğumuzu bir alan. Türkiye’nin en büyük ikinci limanının olduğu bir ihracat ve ithalat kentinden bahsediyoruz sonuçta. Turizm alanında iç turizmde Türkiye’deki lider kentlerden biriyiz. Ancak hedefimiz uluslararası turizmde de potansiyellerimizi kullanmaktır. Bu noktada ulaşım Mersin turizminin önünde her zaman bir engel olmuştur. Temeli atılan ve inşaatı devam eden Uluslararası Çukurova Bölgesel Havalimanı tamamlandığında bu sorun ortadan kalkmış olacak ve sonunda büyük turizm yatırımları bekliyoruz.
 
Üyeleriniz arasında yaklaşık olarak kaç KOBİ bulunuyor ve ağırlıklı olarak hangi sektörlerde faaliyet gösteriyorlar?

Mersin ekonomik yapılanma itibariyle  büyük kısmı KOBİ’lerden oluşan bir KOBİ kenti. Şirketlerimizin büyük kısmı Mersinli girişimcilerin emekleri ile büyüyen firmalardan oluşuyor. Sanayi, tarım, gıda, lojistik ve turizm alanları temel sektörler. Bu noktada Mersin girişimcisinin vizyonu ve alt yapıların tamamlanması yeni sektörleri de beraberinde getirmektedir.  Bilişim, yazılım, süs bitkileri yetiştiriciliği gibi yeni alanlar her geçen gün büyümektedir.
 
KOBİ’lerin en çok karşılaştıkları sorunlar neler sizce ve bunların aşılması için ne gibi önlemler alınmalı?

KOBİ’ler vizyonu olan, hayalleri olan ama sermaye yapıları çok güçlü olmayan oluşumlar. Bu anlamda finans desteklerine kolay erişim hayati önem taşımaktadır. Bu konuda onlara destek veren pek çok kurum var ama KOBİ’lerin projelerinin hibe, ar-ge veya kredi gibi desteklerden yararlanma süreçleri çok karmaşık. KOBİ’ler bu konulara zaman ayıramıyor ve bürokrasiye takılıyor. Bu kurumların bürokrasisi yalın hale getirilmelidir. KOBİ’lerin markalaşma,  kurumsallaşma, ar-ge gibi eksikleri desteklenmeli ve ortak kullanım merkezleri ile ortak ar-ge merkezleri kurulmalıdır. KOBİ’lerin ihracat kapasitesi arttırılmalı ve bu konuda destek ve danışmanlık verilmelidir. Biz Mersin Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu vizyonda destek vermeye çabalıyoruz. Örneğin imalatçı KOBİ’lerin üretim gücünü arttırmak için, içinde tersine mühendisliğin olduğu, tasarım desteğinin olduğu bir Tedarik Zinciri Test ve AR- GE Laboratuarı kurduk. KOBİ’erin bunları kendi içlerinde yapma gücü ve finansmanı yok. Bu anlamda bu ortak kullanım alanları büyük bir destek. Bunun ikinci aşaması ise ürettiklerini ihraç edebilmekti. KOBİ’lerimizin güvenle ihracat yapabilmesi için Dış Ticaret istihbarat merkezini kurduk. Bu destekler arttıkça KOBİ’er kriz dönemlerinde de daha rahat ayakta kalacaktır.

 
Oda olarak girişimcilere ve girişimci adaylarına eğitim desteği veriyor musunuz?

Özellikle genç ve kadın girişimcileri arttırmak temel hedefimizdir. MTSO Genç Girişimciler ve Kadın Girişimciler Kurullarımızla sürekli eğitimler veriyoruz. Eğitim, Odamızın temel işlerinden biri oldu diyebiliriz. Özellikle son zamanlarda büyük bir gündem oluşturan FİKİR OTOBÜSÜ projemizle iş fikri olan genç girişimcilere mentörlük, danışmanlık eğitimleri veriyor ve onları reel piyasaya daha güçlü hazırlıyoruz. Yeni iş kuran firmalara kuruluşlarından itibaren danışmanlık desteği veriyoruz ve tüm ticaret kanunlarından muhasebeye, sigorta bilgilerinden iş güvenliğine kadar birçok eğitimle daha uzun soluklu firmalar olmalarına yardımcı oluyoruz.
 
AR-GE ve KOBİ ilişkisi için neler söylemek istersiniz?

Kendini ve ürünlerini yenilemeyen, yenilik yapamayan her kurum yok olur, rekabetçi olmaz. Ar-ge sadece büyük firmaların işi değil, her firmanın meselesi. Ancak, KOBİ’ler her zaman ar-ge için bir personel veya ekipman temin edemiyor. Bu konuda onlara verilecek her destek aslında ülke ekonomisine verilmiş demektir.
 
Mersin’i ihracat rakamları bakımından değerlendirirseniz bize neler söyleyebilirsiniz?

Mersin, 2008 küresel finans krizinde bile ihracat rakamlarını koruyan bir kenttir. İhracatta her zaman ülkenin ilk 10 ekonomisinden biri olmuştur. Özellikle katma değer yaratan ihracatıyla öne çıkmıştır; ilimizin ihracat oranı ithalat oranından fazladır. Özetle, Mersin cari açığı olmayan, net ihracatçı bir kenttir. Özellikle şu noktayı da belirtmeden geçmek Mersin girişimcisine haksızlık olur; Mersin vergi verme oranı ile Türkiye’nin altıncı kentidir. Yani, vergi verme oranları ve hacmi bir gösterge ise, Mersin, Türkiye’nin altıncı büyük ekonomisidir.