Bu ayki konuğumuz TRAKYAKA Genel Sekreteri Mahmut Şahin.

Röportaj: Hazal ŞENOL

1. Trakya Kalkınma Ajansı bünyesindeki iller ve faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

Ajanslar bölgesel kalkınma alanında bir farkındalık oluşturmaya başladılar. Eskiden, kalkınma, gelişme, ekonomik büyüme gibi kavramlar doğrudan Ankara ile ilişkilendiriliyordu. Peki, yereldeki dinamik, yereldeki güç nasıl harekete geçecek? Kalkınma ajanslarının kuruluşu ile yerel dinamikler, bölgedeki girişimci, KOBİ, sivil toplum temsilcisi, diğer kurum ve kuruluşlar- proje yapma ve Ankara ile bölge hakkında işbirliği kurma konusunda birlikte hareket etmeye başladılar.
 
Trakya özeline gelecek olursak, ajansımız 2009 yılında kuruldu. Tekirdağ merkezli kurulan Trakya Kalkınma Ajansı, Edirne ve Kırklareli’nde bulunan Yatırım Destek Ofisleri ile de bölgeye hizmet ediyor. ‘Yüksek katma değerli üretim yapısıyla doğal ve kültürel değerlerini koruyarak gelişen, işbirliği ve yenilik kültürünün egemen olduğu, yaşam ve refah seviyesi yüksek Trakya için çalışan Ajans, kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlayarak bölgede sürdürülebilir bir kalkınmanın oluşturulması doğrultusunda faaliyet gösteriyor. İnsan kaynağı açısından bölgenin en nitelikli kurumu diyebilirim. Bir ara 7 dil konuşuluyordu ajansta. Şuan 5 dile kadar iş yürütebilen bir ekip var. Dinamik, genç ve çalışmaya istekli arkadaşlar. Ekibimizle, bölgenin yatırım ortamını tanıtıyoruz ki yerli veya yabancı yatırımcılar bölgemize ilgi göstersin. Stratejik planlar, master planlar hazırlıyor, bölgenin istifadesine sunuyor ve bunların hayata geçirilmesi için ilgili paydaşlarımızla ortak çalışmalar yapıyoruz. Bölgenin lojistik ve turizm master planları bitirildi, 2014-2023 Bölge Planı tamamlandı ve referans kaynağı olarak tüm kurumlarca kullanılıyor. Göçün engellenmesinden insan kaynaklarının gelişimine; süs bitkileri sektöründen süt ve süt ürünlerinin rekabetçi yapısının incelenmesine kadar çok spesifik alanlarda bilimsel çalışmalar yapıyoruz.

Yine son yıllarda Ajans, girişimcilik ve inovasyon alanlarında çok büyük çalışmalar yapıyor. Girişimcilik ve inovasyon hükümetimizin de ulusal programlarda özellikle üzerine vurgu yaptığı alanlar. Ülkemizin 2023 hedeflerine ulaşması ve kalkınmış ekonomiler arasına girmesi için bu iki kavram olmazsa olmaz. Biz de bölgemizi bu alanlarda geliştirmek için programlar geliştirdik. Bunlardan birisi yaklaşık iki sene önce başlayan “Yeni İşim Girişim Programı”. Bu program ile her dönem 30’a yakın genç ve yaratıcı fikri olan genç arkadaşımıza özel eğitimler veriyoruz. 6 ay süren eğitimler. Bu eğitimlerde fikirlerini geliştiriyorlar ve bunlar arasında bir yarışma düzenliyoruz. Yarışmada en iyi seçilen 3 arkadaş Amerika’ya Silikon Vadisi’ne staja gidiyor. Geçen sene birinci olan kardeşimiz, firmasını kurdu, hatta Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir ihalesini kazandı. Bilgisayar programı tasarlamıştı, yenilikçi bir şey. Amacımız, orta ve uzun vadede benzer projelerin sayısını artırıp bölgemizden milyon dolarlık cirolara ulaşan teknoloji firmalarının çıkmasına destek olmak. Neden olmasın diyoruz. Bu mümkün.

Trakya’nın değerlerinin markalaşmasına ve sanayide dönüşüme çok ciddi çaba harcıyoruz. Tabi bunlar hemen olacak işler değil, hem zaman hem de ortak çalışma gerekiyor. Ne yapıyorsak bölgedeki ilgili aktörleri bir araya getirerek yapıyoruz. Bizim için ortak çalışma ve iş birliği olmazsa olmaz. Zaten ajansın temel görevlerinden birisi bu: Kurumlar arası işbirliği mekanizmalarını oluşturmak.

 
2. Ajansınızın finansal kaynakları nedir?

Ajans gelirlerinin büyük bir kısmı merkezi yönetim bütçesinden ayrılan kaynaklardan oluşmaktadır. Bir diğer önemli kaynak ise, bir önceki yıl gerçekleşen bütçe gelirleri üzerinden, binde beş oranında bölgedeki belediyelerden aktarılan paylardır. AB ve diğer uluslararası fonlardan sağlanan kaynaklar da Ajans finansal kaynakları arasında sayılabilir. Ama ana kalem tabi ki merkezi bütçeden her yıl gelen paradır.

 
3. Ajansınıza sunulan projelerin alabilecekleri mali destek için alt ve üst sınırlar nedir?

TRAKYAKA, kar amacı güden kuruluşlara yönelik olarak hazırladığı İktisadi Kalkınma Programı ile KOBİ’lere destek sağlamayı amaçlıyor, desteğin alt limiti 75.000 TL olurken, üst limiti ise 500.000 TL olarak belirlendi. İktisadi Kalkınma Mali Destek Programı çerçevesinde başvuracak kar amacı güden kuruluşlar proje bütçesinin % 50’sini karşılamak zorundalar. Ajans, mali destek programlarıyla başta mahalli idareler olmak üzere kar amacı gütmeyen kurumların altyapı projeleri için proje bütçelerinin % 75’e kadar olan kısmını hibe olarak karşılıyor. Küçük Ölçekli Altyapı Mali Destek Programı kapsamında yapılacak proje başvurularına verilecek hibenin alt limiti 100.000 TL, üst limiti ise 750.000 TL oldu. Kar amacı gütmeyen kurumların yararlanabildiği bir diğer destek programı ise Sosyo-Ekonomik Kalkınma Mali Destek Programı’dır. Başarılı proje sahipleri Ajanstan toplam maliyetlerinin % 90’ını hibe desteği olarak alma fırsatı bulabiliyor. Programa başvuran yararlanıcıların alacağı desteklerin alt limiti 25.000 TL, üst limiti ise 300.000 TL oluyor. Kamu kesimi ve sivil toplum kuruluşlarının başvuru sahibi olduğu ve bölgedeki bir soruna yönelik çözümlerde yol haritalarının belirlenmesi, sektörel analizlerin yapılması ve büyük ölçekli projelerin fizibilitelerinin hazırlanması gibi faaliyetlerin desteklendiği Doğrudan Faaliyet Desteği Programımızın alt ve üst destek limitleri 25.000 TL ve 90.000 TL olarak gerçekleşti. Kamu kesimi ve sivil toplum kuruluşlarımızda görev yapan personellerin ihtiyaç duyulan alanlarda eğitim almalarını sağlayarak kurumsal kapasite gelişimini hedefleyen Teknik Destek Programımızda ise üst destek limiti 15.000 TL oldu.

Ajans, bölge planlarında veya saha çalışmaları sonucunda belirlenen öncelikli alanlarda, işletme modeli, ortaklık yapısı, mülkiyet durumu ve proje bedeli gibi hususları çalışma programında açıkça belirtmek ve Bakanlık tarafından belirlenecek proje bilgi formunu çalışma programına eklemek kaydıyla güdümlü projelere destek sağlayabilir. Bu kapsamda bölgemizde bulunan üç ilde de güdümlü projeler yürütüyoruz. Güdümlü projelere ayrılan kaynak il başına 5.000.000 TL’yi geçiyor.  

 
4. Bölgenizde desteklenecek alanlar nelerdir ve bunu hangi kriterlere göre belirliyorsunuz?

Orda şuna dikkat ediyoruz, daha önce bahsettiğim bölge planı vardı, çok kapsamlı çalışmalar yaptık bölge planı hazırlık sürecinde. Yani 16 adet özel ihtisas komisyonu kurduk yenilenebilir enerjiden, sanayi, turizm ve lojistiğe kadar. Öncesinde de bu alanlarda bilimsel çalışmalar yaptık üniversitelerimiz ile. Yani bölgemizde hangi sektörler ne durumda, hangi alanlara öncelik vermek daha stratejik olur, hangileri önemli gibi. Bu süreçte belirledik diyebilirim destek vereceğimiz alanları.

Mesela yenilenebilir enerji ve doğa dostu üretim, sosyal hizmet kalitesini arttıran projeler, inovasyon, kırsal turizm, lojistik, insan kaynağı kalitesini arttıran eğitim projeleri… Son süreçte öncelik alan sektörler bunlar. Dikkat ederseniz, hepsi de katma değerli üretime katkı sunacak ve çarpan etkisi yüksek alanlar. Bir de bizim bölgemizde çevresel etkiler ve sürdürülebilirlik çok öne çıka kavramlar, çünkü sanayi alanlarında yaptığımız üretimin çevre için bir bedeli oldu son 20-30 yılda. Hükümetimiz de bu etkileri tersine çevirmek ve çevre dostu üretime geçmek için büyük bir projeye imza attı.

 
5. Girişimcilere proje hazırlama aşamasında da destek veriyor musunuz?

Dediğim gibi girişimcilik bizim için çok stratejik bir alan. Her türlü desteği veriyoruz girişimcilere. Bu konuya çok çok özel önem veriyoruz. “Yeni İşim Girişim Projesini” başlattık bu amaçla, bölgede girişimcilik atmosferini geliştirmeye çalışıyoruz. Edirne’ye TİM-TEB Girişim Evini Edirne’ye getirdik.  TİM-TEB Girişim Evi, Trakya’da sadece girişimciliği arttıracak bir gelişme olarak algılanmamalıdır. Girişim Evi aynı zamanda, yeni kurulan şirketlerin başarısını da arttıracaktır. Hepimizin bildiği gibi, Küreselleşen ve ülkeler arası yoğun bir rekabete sahne olan günümüz dünyasında, ülkemizin ve bölgemizin kalkınması açısından, bireylerin ve özellikle gençlerimizin iyi eğitim almaları ve çağın gerektirdiği bilgilerle donanmış olmaları kritik bir önem taşımaktadır. Bu kavramların hayata geçmesi ve toplum tarafından benimsenmesi için de TİM-TEB Evi önemli bir adımdır. Burada girişimciler için çok ciddi destekler var. Sorduğunuz sorunun cevabı burada mevcut, burası proje sahiplerine hazırlık aşamasından son ana kadar yardımcı olan bir mekanizmayı içeriyor.

Ayrıca bizim “Yeni İşim Girişim Projesi” kapsamında da zaten 6 aya yakın 30 girişimci projelerini geliştiriyor. Bir nevi hazırlık desteğidir bu. Eğitim sonunda yapılacak olan yarışma için hazırlanıyorlar, ama profesyonel eğitmenler tarafından gerçekleştiriliyor bu süreç. O yarışmada proje sahibi ilk üçe girememiş olsa bile projesini baştan aşağı tasarlamış ve geliştirmiş oluyor. Bu tarz faaliyetlerimiz ilerde de artarak devam edecek. Dediğim gibi girişimcilik çok çok önemli bir mevzu. Yeni girişimler olmadan 2023 yılı hedeflerine ulaşamayız.

 
6. Size ulaşan projeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Proje teslimlerinin yapılmasının ardından dosyalar ilk olarak Ajans personeli tarafından idari inceleme¬ye alınarak evrakların eksik olup olmadığı kontrol edilir. Yapılan kontroller sonucun¬da bazı projeler için eksik evrakların tamamlanması amacıyla proje sahiplerine bildirimde bulunulurken red gerekçesi oluşturan eksiklere sahip projeler ise puanlama aşamasına geçemeden elenir. Eksik evrakların tamamlanması ile birlikte proje dosyaları teknik ve mali inceleme aşamasına hazır hale gelir.

Projelerin teknik ve mali anlamda değerlendirilmesinin ilk basamağı olan Bağımsız Değerlendirici sürecinde, tarafsızlık ilkesi gereğince tamamı Ajansımız personeli dışından olmak üzere proje değerlendirme konusunda uzman kişiler görevlendirilir. Bağımsız değerlendirici olarak adlandırılan bu uzmanlarda en az lisans mezunu olma, alanında en az beş yıllık tecrübeye sahip olma, teslim edilen projelerin hazırlık veya uygulama aşamasında görev almamış ve almayacak olma şartları aranır. Ajansımız, bağımsız değerlendirici havuzunda yer alacak uzmanlarda aranacak özellikleri ilan yoluyla duyurur ve başvuruları kabul eder. Başvurular, aralarında hiyerarşik bağ bulunmayan en az üç uzmandan oluşan ve Genel Sekreterce belirlenen bir komisyon tarafından değerlendirilir. Bağımsız değerlendiriciler bu süreç sonunda konuyla ilgili uzmanlık ve tecrübeleri, özgeçmişlerin incelenmesi ve gerektiğinde yüz yüze görüşme veya telefon görüşmesi gibi mülakat yöntemleriyle tespit edilir.

Bir proje iki bağımsız değerlendirici tarafından ayrı ayrı değerlendirilir ve iki değerlendiricinin 100 üzerinden verdikleri puanların ortalaması alınır. İki değerlendiricinin aynı projeye verdikleri puanlar arasında 15 puandan fazla fark varsa proje üçüncü bir değerlendiriciye gönderilir. Üçüncü bağımsız değerlendiricinin verdiği puan ilk iki puandan hangisine daha yakınsa onunla olan ortalaması alınır ve proje puanı tespit edilir. Eğer iki bağımsız değerlendiricinin verdiği puanlardan biri eşik olarak adlandırılan 65 puanın altında, diğeri ise üstündeyse proje yine üçüncü bir değerlendiriciye verilir. Daha sonra üçüncü değerlendirmenin puanı ile ilk iki puandan bu puana daha yakın olanın ortalaması alınır ve proje puanı belirlenmiş olur. Bağımsız değerlendiriciler bir proje teklif çağrısı döneminde bir günde en fazla üç proje olmak üzere toplamda en fazla yirmi beş proje değerlendirir. Bağımsız değerlendiricilerin kimlikleri ve değerlendirdikleri projelere ilişkin bilgiler gizli tutulur ve kendileri için dış etkenlerden uzak bir inceleme ortamı oluşturulur.

Sürecin üçüncü aşamasını Değerlendirme Komitesi oluşturur. Değerlendirme komitesi üyeleri, yükseköğretim kurumları öğretim elemanları ile kamu kurum ve kuruluşları personeli arasından kendi istekleri ve kurumlarının muvafakatiyle Ajans tarafından görevlendirilen alanında en az yedi yıllık tecrübeye sahip kişilerden oluşur. Komite üyeleri, teslim edilen projelerin hazırlık veya uygulama aşamasında görev almamış veya almayacak olan kişiler arasından seçilir.

Bu aşamadan sonra bağımsız değerlendiricilerin puanlamış olduğu tüm projeler yine baraj puanı aşmış olma şartı aranmadan Değerlendirme Komitesi’ne sunulur. Komite, bağımsız değerlendirici aşamasında verilen puanları da dikkate alarak yeni bir incelemede bulunur. Yapılan incelemede bir kısım proje için bağımsız değerlendiriciler tarafından verilen puan uygun görülüp ve onaylanırken, bazı projeler için ise komite tarafından yeniden puanlanır. Bu puanlama sonucunda oluşan listede 65 puan ve üzerindeki projeler başarılı sayılır. Bu aşamanın ardından 65 puanı aşmış olma şartı aranmaksızın projelerin bir bölümü hakkında yerinde inceleme kararı alınır ve proje sahiplerine Ajans uzmanları tarafından ön izleme ziyaretleri gerçekleştirilir.

Proje puanlama listesinin ve ön izleme raporlarının Ajans Genel Sekreterliği’ne iletilmesiyle birlikte bütçe revizyonu aşamasına geçilir. Listede yer alan her bir projenin bütçe kalemleri ve bunlar için öngörülen bütçe tutarlarının Genel Sekreterlik tarafından değerlendirildiği bu aşamada komiteden gelen bütçe revizyonu önerileri de göz önünde bulundurarak gerekli düzeltmeler yapılır ve projenin destek alması halinde uygun görülen hibe tutarı belirlenir.

Son kısımda ise Yönetim Kurulu onayı vardır. Genel Sekreterlik incelemesi ile her bir proje için uygun destek miktarının belirlenmesinden sonra proje puanlarına göre belirlenen liste Yönetim Kurulu onayına sunulur.

Görüyorsunuz çok uzun, sıkıcı ve meşakkatli bir değerlendirme süreci var. Neden? Çünkü adil ve tarafsız olması için. Kimse demesin ki bir projede şöyle bir şaibe var. Diyemez, çünkü her bir projeye en az 4 farklı aşama ile onlarca insan bakıyor. Hepsi de birbirinden ayrı ve farklı görevleri olan insanlar. Hepsi de bağımsız olarak bu işi yapıyor. Yani teknik olarak hak etmeyen bir projenin destek alması için tüm bu aşamaların ayarlanması ve onlarca kişinin bunu onaylaması gerekir ki bu mantık olarak mümkün değildir. Ajanslar olarak biz en çok bu tarafsızlığımıza ve adil değerlendirme sistemimize güveniyoruz. Neden kanun koyucu bu aşamaları yazarken her detayı düşünmüş de ondan. Devletimiz desteği hak edene vermeyi amaçlıyor da ondan.

 
7. Dileyen herkes desteklerinizden yararlanabilir mi?

Hedef kitle içindeki her tüzel kişilik bizden destek alabiliyor, ama bunun belli şartları var. Bazıları bizim belirlediğim şartlar bazıları da bakanlık tarafından belirlenen şartlar. Mesela en önemli şart destek talep eden firma ve kurumun TR21 Trakya Bölgesi içinde faaliyet gösteriyor olması ve projeyi bu bölge için tasarlamış olması gerekiyor. Yani İstanbul’dan bir STK, eğer Trakya’da bir şubesi yoksa bize başvuruda bulunmaz. Bu diğer ajanslar için de geçerli bir kuraldır. Bunun dışında her programın hedef kitlesi farklı. Bunlar özel sektör, kamu kesimi ve STK’lar olarak ayrı ayrı belirlenmiş durumda. Ayrıca başvuruda bulunacak olan eğer özel sektör firması ise KOBİ olması, devlete vergi ve sigorta borcu olmaması gibi kriterler var. Buna benzer kamu kaynağının etkinliğini arttıran ve kaynağın israfını önlemeyi amaçlayan kriterler konulmuş durumda. Mümkün olduğunca az bürokratik süreç ile destek vermeyi amaçlıyoruz, ama tabi ki kabul etmek gerekir ki kaynakların nerede nasıl kullanıldığını da denetlemek zorundayız. Bu para kamunun, yani ammenin parası. Bunu şakası olmaz. Her kuruşu özen ister dikkat ister.

Şunu ifade etmek istiyorum bizim elimizde bölgenin büyüklüğünü dikkate aldığınızda çok kısıtlı bir kaynak var. Amaç bunu çok etkin kullanmak. O yüzden büyük firmalara destek vermek yerine KOBİ olarak tanımlanan küçük ve orta ölçekli işletmeleri hedef gruba koyduk. Bizim desteklerimiz büyükler için bir fark oluşturmaz, ama bir KOBİ’yi iyi değerlendirildiğinde uçurabilir. Onu bir üst lige çıkarabilir, nitekim böyle bir sürü örnek hikâye var elimizde bizim destekler ile ihracat yapmaya başlayan gibi.

Biz her program için rehber yayınlıyoruz aylar öncesinden. Rehberleri tüm bölgede ilgili kitlerde dağıtıyoruz, internet sitemizde yayınlıyoruz, reklam veriyoruz vs. Bu rehberlerde kimler uygun başvuru sahibi net şekilde yazıyor. Tüm kriterler belirli yani. Her şey şeffaf ve açık, uygun başvuru sahibi olmayıp da olmak isteyen kurum veya tüzel kişiler isterlerse itiraz edebiliyorlar ve biz bunu da değerlendiriyoruz. Şimdiye kadar bu hiç olmadı, demek ki doğru kitleleri zaten belirlemişiz demektir bu. Çok memnun bu anlamda paydaşlarımız.