KOBİ KOBİ Türkiye de bu ay İstanbul’un Tuzla ilçesindeyiz.  İstanbul Boya Vernikçiler Sanayi Sitesinde  faaliyet gösteren Turkuaz Polyester’in kurucusu  hem de Genel Müdürü  Eralp Erdem ile birlikteyiz.
 
1) Bize kuruluş hikayenizi anlatabilir misiniz ?

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunuyum. Turkuaz  Polyester’in kurucusu ve Genel Müdürüyüm.

Polyester Reçine  hayatımızın birçok alanında kullanılan bir ürün.  Üzerinizdeki gömleğin düğmesinden, banyonuzdaki  küvetinize, mutfağınızdaki tezgaha, kapınızın önündeki  doğalgaz panoları, alt yapı borularına kadar hepsi polyester reçineden  üretiliyor.  Geçmişimizde bu ürünün distribütörlüğünü yapmaktaydık, al sat tarafındaydık, 2011 yılında ise stratejik bir karar alarak bu ürünü üretmeye karar verdik. Başarılı,  tecrübe sahibi güzel bir ekip oluşturduk.   2011 yılında aylık 500 ton üretim kapasitesiyle üretime başladık. 2012 yılına geldiğimizde piyasadan gelen talep doğrultusunda yeni bir makine yatırımı yaparak aylık kapasitemizi  1250 tonlara kadar çıkardık.

Türkiye’nin her bölgesinde beraber çalışmaktan gurur duyduğumuz seçkin bayilerimiz var. Tonaj anlamında Türkiye’nin en büyük 3 doymamış polyester reçine fabrikasından biriyiz.
 
2) Geleceğe dair herhangi bir yatırımınız veya projeniz var mı?

2014 yılının başında Türkiye’nin tek kimya ihtisas organize sanayi bölgesi olan GEBKİM’de arsa alarak, 8.000m2 kapalı alan, 5000m2 açık alandan oluşan,  6 milyon dolarlık bir fabrika yatırımı yapıyoruz. Makineleri  tamamen yerli üreticilerden seçiyoruz ve bu fabrikayla  yatırımımız bittiği zaman aylık kapasitemizi 4.000 ton, yıllık 50.000 ton kapasiteye sahip olacağız. Bu Türkiye pazarının yaklaşık %30‘una isabet etmektedir. Araştırma ve geliştirmeye çok önem veriyoruz. Yeni yerimizle tamamen yeni teknolojiyle donanmış 150 m2 ‘lik bir laboratuar yapıyoruz.
 
3) Bünyenizde kaç kişi çalışıyor? Kaç kişi istihdam ediyorsunuz?

Firmamızda yaklaşık 30 kişi istihdam etmekteyiz. Yeni fabrikamızda  çalışan sayımızı  50‘lere 60‘lara taşımayı  planlıyoruz. Bizim kimya sektöründe, makine  otomasyona dayalı bir üretim şeklimiz olduğu için düşük istihdam sayılarıyla yüksek cirolar elde edebiliyoruz.
 
4) Kaç ülkeye ihracatınız var ? En çok hangi ülkeye ihracat yapıyorsunuz?

Turkuaz Polyester olarak toplam üretimimizin yaklaşık  %20’sini ihraç etmekteyiz.Yeni fabrikamızda bu rakamı %40, %50‘lere çıkarmak istiyoruz. 10’dan fazla ülkeye ihracat yapıyoruz.

Arap ülkeleri, Afrika ülkeleri,  Irak, Kosova ve Libya  bu ülkelerden bazıları. Ürünlerimiz yurt dışında ciddi anlamda talep görüyor. İleri teknoloji ile kaliteli  ürünler yapmamız, ürünlerimizin her daim arkasında bulunmamız ve Avrupalı  rakiplerimize göre çok daha düşük kar marjlarıyla çalışmamız bizi rekabette her zaman bir adım öne götürüyor. Yapmış olduğumuz yurt dışı ziyaretlerinde gittiğimiz yurt dışı fuarlarında, firmaların ülkemize,  Türk ürünlerine ve firmamıza göstermiş olduğu ilgi bizi son derece memnun ediyor.
 
5) Bankalarla işbirliğiniz oldu mu?

Bankalarla tabi ki çalışıyoruz. Dış ticaret yaptığımız için bankalarla mutlaka çalışmak zorundayız. Kuruluşumuzun ilk gününden bu yana Halkbank  ile çalışıyoruz. Halkbank bizim ana bankamız. Bankadan ziyade bizim stratejik bir ortağımız olarak görüyoruz. Tüm dış ticaret işlemlerinde, ihracat işlemlerinde, ithalat işlemlerinde, içerideki  nakdi ya da gayri nakdi teminat mektuplarında  Halkbank’ı  tercih ediyoruz. Ayrıca Halkbank’ın biz üreticilere sağlamış olduğu  %5 BSMV ödememe ayrıcalığı da bizim için çok büyük bir avantaj. Halkbank gibi güven veren istikrarlı bir bankayla çalışmak bizler için son derece sevindirici.
 
Röportajımızın video haberine buradan ulaşabilirsiniz.