Uzmanlarımız sorularınızı yanıtlıyor.
Bu bölümde Bankamız ürün ve hizmetleri konusunda öğrenmek istediğiniz konular uzmanlarımız tarafından cevaplandırılmaktadır.Soru sormak istediğiniz katagoriyi aşağıdaki listeden seçebilirsiniz.

Aile şirketlerinde hissedarlık ilkeleri nasıl olmalıdır?

Ailenin erken aşamalarında hissedarlık ilkelerinin açıkça tanımlanması oldukça önemlidir. Genellikle hissedarların mülkiyet hakları ile ilgili olarak aile üyeleri arasında örneğin gelin/damatların ve ilgili diğer aile üyelerinin kendi hisselerine sahip olmaya izin verilip verilmeyeceği hususunda doğru beklentilerin oluşmasına yardımcı olur.
 

Doç. Dr. Kadir TUNA

Aile üyelerinin istihdamı nasıl yapılmalı?

Aileler, işteki aile içi istihdam politikalarını kardeş ortaklığı aşamasında kurallara bağlamalıdırlar. Bu durum aile üyelerinin şirketteki istihdamına dair ilkelerinin açık bir şekilde belirlenmesini gerektirir.
 

Doç. Dr. Kadir TUNA

Mali işlemler bilançoyu nasıl etkiler?

a) Bilanço toplamını artıran mali işlemler: Kârlı peşin mal satışı ve veresiye mal alışı
b) Bilanço toplamını azaltan mali işlemler: Zararına peşin satış ve borç ödemesi
c) Bilanço toplamını değiştirmeyen mali işlemler: Peşin mal alışı, maliyetine peşin satışı, bankaya para yatırılması/çekilmesi ve borçlu olduğumuz kişilerin işletmeye ortak alınması
 

Doç. Dr. Kadir TUNA

Optimum stok miktarı nedir? Yüksek stok tutmanın maliyeti nedir?

Stok tutmanın gerektirdiği giderlerin ve taşıdığı riskin, stok tutmanın sağlayacağı faydayla dengelenmesi gerekir. Yüksek stok tutmanın depolama giderleri, hizmet giderleri, malların bozulması, çalınması, sipariş alım giderleri vardır.
 

Doç. Dr. Kadir TUNA

ABD’nin eylül ayı tarım-dışı istihdam rakamları açıklandı. Buradaki en kritik gelişme sizce hangisi? Kura yansımaları nasıl oldu?

Eylül ayı tarım-dışı istihdam rakamları +80bin beklenirken, negatif 33 bin geldi ancak bu, kasırga etkisi sebebiyle piyasa tarafından beklenen bir gelişmeydi. Kritik gelişme saatlik kazançlardaki artış ve geçmiş aylara dair pozitif revizyonlardı. Yıllık %2.9 saatlik kazanç artışı Fed’in beklentisinin de ötesinde bir gelişme dolayısıyla aralık ayına ait faiz artış olasılığı %80’lerde. DXY dolar endeksi de bu gelişmelere paralel 94 üstü seviyeleri test etti, dolar/TL ise cuma gününe 3.59’larda başlamıştı ve veri sonrası 3.6370’leri gördü ancak cuma kapanışta dolar endeksindeki fiyatlamaya paralel 3.61’lerde haftayı kapattı. Hafta sonu oluşan operasyon haberi ve ABD ilişkilerindeki gelişme pazar gecesi kuru yeniden hareketlendirdi ve bankalar arası piyasada 3.75 seviyelerine hareket görüldü. Pazartesi günü ABD’nin kapalı olması sebebiyle dolar/TL fiyatlarının hangi bölgede oluşacağını ancak salı günü itibarıyla görmeye başlayacağız. 3.65 üstü herhangi bir fiyatlama TL adına negatifken, dolar endeksinin 93’lere doğru satılması kurun daha da yükselmesini önleyecektir. 3.73-3.75 haftanın başında kuvvetli direnç olarak görünüyor, 3.65 ise aşağı tarafta destek oluşturma çabasında.
 

K. Dağhan GÖKÇE

Trump’ın planları sizce doları nasıl etkileyecek?
 

ABD Doları’nın ve faizlerinin geleceğini belirleyen en temel unsurun Trump olduğunu bu sayfada yeri geldikçe vurgulamaya çalışıyorum. Fed belirleyici olarak her daim ön planda olsa da yeni Fed başkanının seçilmesinin yanı sıra Trump’ın ABD ekonomisine dair planları da küresel dolar endeksi üzerinde oldukça etkili diyebiliriz. Ekim ayı gündeminin satır başlarında yeni Fed başkanının kim olacağı ve Trump’ın vergi kesintilerinin nasıl gerçekleşeceği var. Fed başkanı konusu 1-2 hafta içerisinde belli olacak ancak kanımca net olan Trump’ın yüksek faiz istemeyen bir yapıda olduğu, bu sebeple de seçilecek kişinin faiz artışları konusunda güvercin tarafta yer alma olasılığının yüksek olduğu. DXY dolar endeksindeki güncel 94 seviyeleri hâlâ tepki niteliğinde teknik olarak, dolayısıyla dolar konusunda kötümser olmak için erken. Dolar/TL açısından da kırmızı çizgi 3.65 seviyesinde. Trump’ın ekim ayına dair bir diğer hamlesi ise vergi kesintileri tarafında ve piyasalar bunun gerçekleşme olasılığının giderek arttığı yönünde fiyatlama yapıyor.

Diğer yandan kredi derecelendirme kuruluşları beklemede, zira vergi kesintilerinin nasıl bir büyüme ile karşılanacağı gibi soru işaretleri var. Ekonomik anlamda bu belirsizlikler nedeniyle dolar hareketlerini tepki olarak görmeye devam ediyoruz ve ekim ayı ile birlikte Trump belirsizliklerinin netleşmesini bekliyoruz.

Siyasi olarak ise Türkiye adına sıkıntılı olabilecek bir diğer gelişme haftaya Trump’ın açıklaması beklenen İran nükleer antlaşması. Bu antlaşmayı yeniden müzakere etmek yönünde karar alınırsa hem bölge adına hem de dolar adına sıkıntılar artabilir.
 

K. Dağhan GÖKÇE

İhracat işlemleri nedeniyle düzenlenen kâğıtlardan hangileri damga vergisinden müstesnadır?

Damga Vergisi Kanunu’nun Ek 2. maddesine göre ihracat ve ihracata ilişkin olduğunun tevsiki kaydıyla aşağıda sayılan işlemler nedeniyle düzenlenen kâğıtlar (gümrük idarelerine verilen beyannameler dâhil) damga vergisinden müstesnadır:
 
a) İhracat karşılığı yapılacak ödemeler (ihracatın finansmanında kullanıldığının tevsiki kaydıyla prefinansman, Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu çerçevesinde yapılan ödemelere ilişkin taahhütnameler ile temliknameler ve Sosyal Güvenlik Kurumu prim borçları ile genel bütçeli idarelere olan borçların mahsubu dâhil).

b) İhracattan doğan alacağın ihracatçı tarafından temliki.

c) İhracat bağlantıları için düzenlenecek anlaşmalar.
 
ç) Transit ticarete konu malın satın alınması ve satılması.
 
d) Tedarik edildikleri şekliyle ihraç edilmek üzere mal alımı.
 
e) 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 131. maddesine istinaden ithalat vergilerinden tam muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimine tabi ambalaj malzemesi ithali ile kati ihraç edilen mallara ait ambalaj malzemesinin geçici ihracı ve ithali.
 
f) Dahilde işleme izni kapsamında iznin geçerli olduğu süre içerisinde yapılan ithalat.
 
g) Dahilde İşleme İzin Belgesi kapsamında belgenin geçerli olduğu süre içerisinde yapılan ithalat veya yurt içi alımlar.
 
ğ) Gerçekleştirilen mamul ürün ihracatı karşılığı olarak bu ürünlerin üretiminde kullanılan girdilerin Toprak Mahsulleri Ofisi’nden veya Şeker Kurumu’nca tespit edilen şeker fabrikalarından alımı.
 

Tamer AKSOY

Hangi hâllerde şüpheli alacak için karşılık ayrılabilir?

Şüpheli alacaklara ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu’nun 323. maddesinde düzenleme yapılmıştır. Bir alacağın şüpheli hâle gelebilmesi için;

• Alacağın dava veya icra safhasında bulunması ya da
• Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlusu tarafından ödenmemiş ve dava veya icra takibine değmeyecek derecede küçük nitelikte bulunması
 
gerekmektedir. Bir alacağın dava veya icra safhasında olduğunun kabulü için ise mahkemeye dava veya icra merciine takip için dilekçe verilmiş olması, ancak gerek mahkemeye gerek icra merciine yapılan başvuruların takip edilmesi gerekmektedir.

Diğer yandan kanun hükmü gereğince, teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktarla sınırlı olup alacağın ipotek, haciz, rehin, kefil ve benzeri suretlerle teminata bağlanmış olması hâlinde şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün bulunmamaktadır.
 

Tamer AKSOY

Küresel ekonomide rekabeti belirleyen etmen nedir?

Küresel ekonomide fiyat, şirketlerin rekabet gücünü belirleyen faktör olarak ön plana çıkıyor. Fiyat rekabeti yapabilmek için işin içine teknoloji ve fikrin girmesi gerekiyor. Tabi bu teknolojik gelişimi sağlayan ve yatırım yapan belli başlı büyük firmalar olmaktadır.
 
Geri kalan diğer çoğunluk ise bu gelişmeleri sağlayamamaktadır. Herkesin yaptığını yaptığınızda ise rekabet edebileceğiniz tek alan olarak fiyat kalıyor. Biri fiyatı düşürdüğünde siz de düşürüyorsunuz. Şirketlerin rekabet gücündeki azalma, fiyat gücünü ve dolayısıyla kârlılığı azaltıyor. Bu nedenle elektrikten maaşa, hammaddeye kadar tüm ödemelerde yoğun kredi kullanılıyor. Şirketler artık kendi ayaklarının üzerinde duramaz vaziyette. Bu nedenlerle günümüzde rekabeti belirleyen en önemli faktör, fiyatı belirleyen güçtür.

Dr. Selim SÜLEYMAN

Girişimlerde çıkış stratejisi neden önemlidir?

Çıkış stratejisi, işletmelerin B planını sürekli şirketin gündeminde tutarak trendleri okuyabilmesidir. Çıkış stratejisi olan firmalar büyüme azmiyle hareket eden firmalardır. Bu yolda atılan her adım girişimin büyüme potansiyelini artıracaktır. Sürekli bir arayış yapısını işletmede tesis etmek büyümeye yönelik motivasyonu sağlar. Çıkış stratejisi olmayan büyümekte zorlanır ve yabancı kaynaklara bağımlı hâle gelir.
 

Dr. Selim SÜLEYMAN